3 Mayıs 2015 Pazar

Fizik, Kimya, Matematik Ana Terimleri Sözlüğü / Prof.Dr.OktaySinanoğlu

../resim/urun/151556_B.jpg



Açıklamalı Fizik Kimya Matematik Ana Terimleri Sözlüğü
(Türkçe-Almanca-İngilizce-Fransızca-Japonca)

Türk Dil Kurumu Yayınları / Sözlükler Dizisi

... Gerek Türkçe-Osmanlıca ve Batı dilleriyle ilgili olarak kılavuz niteliğinde hazırlanan terim dizelgelerinde, gerekse türlü konularda hazırlanan sözlüklerde, elden geldiği ölçüde her terimi Türkçe bir sözcükle karşılamak yoluna gidilmiştir. Türkçe karşılık bulunamadığı durumlarda. Batı dillerinden aktarılan terimlerde, bir birlik sağlanmasına çalışılmıştır...

(Önsöz'den)
https://www.okuyucu.com/kitap/aciklamali-fizik-kimya-matematik-ana-terimleri-soz-88802
*

Sayfa : 313 sayfa
Her kavrama bir karşılık, çeviri değil kavram karşılığı. Terimlerde, yabancı dildeki terimlerin kökeninden çeviri yolundan çok, kavramı Türkçe'de en doğal, en açık seçik nasıl karşılayabileceğimize baktım. Çünkü, Batı dillerindeki, özellikle İngilizce'deki terimlerin çoğu kez Latince, Eski Yunanca kökenlerinin anlamıyla bilimsel çağdaş anlamları arasında uzaklaşmalar, kaymalar, değişmeler olmuştur. Hele şu son yıllar, Amerika'da çıkan terimlerde, Latince - Yunanca eğitimi verilmediği için, İngilizce ise çoğunlukla kendi içinden türetme gücünden yoksun bir dil olduğundan, bir sözcüklerinin baş harfleri alınarak (örneğin "laser" sözcüğü dili yozlaştırıcı yollara başvurulmaktadır. Hem ingilizce'de hem Türkçe'de terim türetmesi gereken bir bilimci olarak, Türkçe'nin bilim dili için son derece elverişli, türeğen bir dil olduğunu, açık seçiklikte matematiğe yaklaştığını kendi deneyimlerimde gözlemiş bulunuyorum.
http://www.neokur.com/kitap/5327/aciklamali-fizik-kimya-matematik-ana-terimleri-sozlugu/&tb=kitap-hakkinda
*



AÇIKLAMALI FİZİK, KİMYA, MATEMATİK ANA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ BİRİNCİ BASIMA ÖNSÖZ
 21 Ocak 1978 

Eşyanlı bir üçgenin köşelerine fizik, kimya ve matematiği kon- dursak, bu üçgenin ortalar fiziksel kimya dalının alamna girer. Bu nedenle fiziksel kimya terimlerini ele almak ayn bir önem taşıyor. 

Dil devriminden sonra, özellikle ortaöğretim terimlerini Türkçe'mizde geliştirmek açısından ö- nemli temeller atılmıştır. Bizim kuşağımız, Türk ortaokul ve liselerinde Türk Dil Kummünun bu güzel Türkçe terimleri ile temel bilim sevgisini, anadiliyle bilimsel uslamlama yapma açık seçildiğini kazanmıştı. Onun için baştan, o dönem Türk Dil Kurumu yöneticilerine, dilseverlerine saygı ve teşekkürle başlamayı, gene o dönemde bize Türkçe terimlerle ilk fizik, kimya, matematiği öğreten, bilim tutkusunu veren orta, lise öğretmenlerimizi anmayı bir borç bilirim. 

Fiziksel kimya terimlerinin kapsammdan söz etmek için önce fiziksel kimyanın içeriğine bir göz atmak gerekir. Fiziksel kimya, ister sıvı, katı, gaz evrelerinde olsun, ister karışımlar, asıltılar, çözeltiler gibi kimyasal bileşikler olsun, çeşitli durular gösteren özdeğin fiziksel tüm özellikleriyle uğraşır. Fiziksel kimyanın bir bölümü iri ölçekteki gözle görülür, elle tutulur özdeğin özelliklerini, bileşiklerarası tepkime ya da denge durumlarını ele alır. Bir de ufak ölçekte fiziksel kimya vardır ki bu, iri ölçekteki olgu ile özellikleri,tek tek öğecikle özdeciklerden başlayarak açıklar, türetir. Bu bölüm çoğu kez öğecik, özdecik fiziği ile iç içedir, öğecikle, özdeciklerin bir çok eksicikle birkaç çekinden oluşan yapılan nicem düzeneğinin (kuvantum mekanik) yasa ile denklerimden çıkarılır. Kızılaltı olsun, mor ötesi olsun çeşitli ışık dalga boylanyla olan etkileşimlerin geniş olasılıkları bu yoldan bulunur. 

Görüldüğü gibi, bu konularda fiziksel kimya kurumsal fizik ile iç içedir, öylesine ki, aynı çalışma ya da alanlara, kimi ülkelerde kimya, kimilerinde i- se fizik bölümlerinde Taşlanmaktadır. Bu çalışmalarda ne kadar derin, ileri bir matematik kullanılırsa o denli keskin, ileriye götürücü araçlar kullanılmış o- lur. Kurumsal fizik ya da kimyada da matematik gerekli, ancak yeterli değildir. Bununla birlikte deneysel, doğasal olgulan enine boyuna tanımak, kimyasal fiziksel sezgiyi iyice geliştirmek zorunludur. 

Ufak ölçekteki çeşitli türden izgibilim araç ve yöntemleri, öğecik ya da özdecikleri neredeyse tek tek görmeye, ölçmeye, onlann nicem durularım bulmaya yarar. Fiziksel kimya, yalnız eksicik yapılarıyla da yetinmez. Ö- ğeciğin çekirdeği demek olan çekinin yapısına da iner. Bir bölümü, ışm etkinlik, çekin parçalanması, çekinsel tepkimelerdeki çekincik alışverişi, ılmcık, eksicik,Y- ışmcıklar salımı gibi olaylarla,bunlann uygulamasıyla da uğraşır. Fiziksel kimyanın öğecik, özdecik ölçeği ile iri ölçekteki özdeğin arasındaki kurumsal köprüyü oluşturan bölümü, sayıtım düzeneğidir. Buradan denge ya da denge dışı ısıldevimbilime geçilir. 

Görülüyor ki fiziksel kimya zengin, temel bir bilim dalıdır. Bu bilim dalının bulgulan, gökteki gazlarm saldığı ışınlar, kimyasal öğelerin evrendeki dağılımı, güneşin izgesi üstündeki bilgimizi, dolayısıyla gökbilimi, gökfıziğini etkilemektedir. Bunun yanı sıra bu bilim dalı, canlılan oluşturan gözelerin çoğu özdecikleriyle uğraştığından, canlının, ısı, iş, erke dengesine baktığından dirilfızik, dirilkimya ile de kaynaşır. Sanayi kimyasında ayn bir dal olarak kimya mühendisliği ile süreç mühendisliği,fiziksel, kimyasal işlem ya da süreçleri, yan üretim, soma ü- retim çaplannda tasarlama kurma, yürütme görevlerini üstlenir. Bu görevlerle ilgili bilgiler "birim işlemler", "birim süreçler"adlan altında toplanır. Isı, erke, devinirlik, kütle aktanmlan, akışkanlar düzeneği; akışlı ya da akışsız kimyasal tepkilerin tasarlanması kurumlan, damıtma dikeçleri; sıvı, gaz, katiların ayrılması, akım çizgelerinin hesaplanması; kıvılkesim süreçleri, kurutma, seyreltme, süzme işlemleri vb. hep yayımm, taşınım, kimyasal hızbilim, ısıl-devim bilim gibi fiziksel kimya ilke,veri ya da bilgilerine dayanırlar. 

Teknikle olan bu sıkı bağıntı açısından da fiziksel kimya terimleri ayn önem taşıyor, özek- sel bir yer tutuyor. Fiziksel kimya terimlerinin temel bilimden tekniğe, mühendisliğe, oradan da iş, işçi yaşamma, gündelik dile geçme niteliği taşıdıklarından onlan Türkçeleştirme son derece önemlidir. Sanayileşen toplumun gündelik dili ile bilim teknik dilini birbirinden ayırmak olanak dışıdır. Onun için de günlük dili, Türkçe bilim, teknik dilini şu ya da bu Batı diliyle bir tutma Türk Dil devrimiyle, Atatürk'ün Türk dilini yabancı diller boyunduruğundan kurtarma, koruma ilkesi ile bağdaştmlamaz. Günlük dilimizin "fuel-oil", "fizibilite", "solvent" gibi batı sözcükleriyle tırmalanmasını istemiyorsak, bilim ve tekniğimizi, eğitim ve araştırmamızı, yurt ölçüsünde tüm eğitim, araştırma kuramlarımızdan Türkçe yapmak zorundayız. 

Türk dilini her alanda geliştirmek için terim sözlüklerinin hazırlanması, bunun yamnda bilimcilerimizin araştırma ile öğretim etkinliklerinde Türkçe'yi bol bol kullanmalan, bütün kuramlarımızda eğitim dilimizin her dalda Türkçe olması gerekmektedir. Ana dilleri yanmda kuşkusuz bilim, teknik öğrencilerimiz kendi dallarına yetecek kadar yabancı dili de iyi öğrenmelidir. Anadilini yitirmeden yabancı dilleri kolay öğrenme yöntemlerinin geliştirilmiş olduğunu, dış ülkelerde de yabancı dillerin ancak ya uluslararası ortam ile ilişkiler için ya da yardımcı dil olarak öğretildiğine başka yazılanınızda değinmiştik. Yukarıda, fiziksel kimyanın içeriğinden söz ederken gördük ki sözlükteki terimler genelHkle kavram,işlem, ilke, özdeğin yapıtaşlanm karşılayan terimlerdir. 

Bu terimleri oluşturmaya "terimleme" (terminology) diyoruz. Bir de kimyada "adlandırma" (nomenclature) vardır. Bu ikisini ayırmak gerekiyor, özellikle örgensel kimyada çoğunlukla karbon, oksijen, azot ile hidrojenden oluşan doğal ya da yapay sayısı milyonlan bulan bileşikleri geçer. Aym kimyasal bileşimde bile yalnızca bağlantıları, ilintileri iki üç boyutlu yapılarıyla aynlan pek çok eşiz özdecik doğar. Bunların adlandmlması dizgesel, u- luslararası bir yöntem ile olur. Adlandırma, fiziksel kimya terimlerinin kapsamı dışmda kalıyor. Aslmda böyle dizgesel,uzun adların günlük dile geçmesi de olanaksızdır. Kavram, işlem vb. adlanna gelince; bunların uluslararası her ülkece kullanılan eş terimler olduklan doğru değildir. Aynı kökten Hint - Avrupa dilleri olduklan halde, İngilizce, Almanca gibi diller arasında bile terimler yaygm olarak gösteriyor. 

Dediğimiz gibi terimlerin kolayca başka dallara, sanayiye, oradan günlük dile atlamalan da bununla ilgili. Hele ayn dil öbeklerinden İbranice, Japonca gibi dillerde terimler tümüyle değişik, İsrail'de bilgisayar çizeylemleri bile İbranice olarak çıkıyor. Dahası "fortran" bilgisayar dili bile yerlileştiriyor bugün. İkinci Dünya Savaşmdan soma İngilizce'nin uluslararası bilim, teknik dili yapılmasına uğraşılmıştır. Ancak yakın yıllarda bilim ve teknikteki üstünlük, parasal kaynaklar vb. yine başka ülkelere Avrupa Japonya vb. dağılınca, her ülkede kendi anadilinden bilimsel, teknik yaymlar, toplantılar artmış bulunuyor. Bunu doğal karşılamadılar. Bilim ile tekniğin yöntemleri uluslararası olmakla birlikte amaçlan, hangi doğrultularda geliştirecekleri toplumlara, uluslara göre değişiyor. Onun için her ülkenin de kendine özgü bir bilim, teknik ortamı,iletişimi oluyor. Bu, o ülkenin ekonomik, eğitimsel özgürlüğünden aynlamaz. Ama, her ülkenin bilimcileri, başka ülkelerdeki bilimsel gelişmeleri de izliyorlar zaman zaman bir araya gelip uluslararası toplantılar, karşılaştırmalar yapıyor, karşılıklı yararlanıyorlar. 

Bu amaçla anadillerine ek olarak yabancı diller de öğreniyorlar. O dillerde düzenlenen uluslararası yaymlara da katılıyorlar. Ulusal yerel toplumsal yön ile uluslararası bilim ilişkinin gereklerinden gelen iyi bir örnek, "Angevrandtechmi"dergisinin her sayının bir Almanca, bir de uluslararası baskısının çıkması. Biz de İstanbul Evrenkenti, kimya kesiminin Türk Kimya Dergisi şimdi çift; biri Türkçe biri de çeşitli dillerde uluslararası baskı olarak "Açta Chimica Turcica" adıyla çıkıyor, birçok ülkeye gönderiliyor. Başka bir yayın türü "Theoretica Chimic'a Acta"da olduğu gibi (Almanya'da yayınlanıyor) aynı sayıda çeşitli dillerden yazılann bulunuşu, bir kaç dilden özetlerin konuşu. Ama yalnız İspanyolca, Rusça. Yalnız Japonca çıkan pek çok bilim, teknik araştırma bülteni, dergisi de var. 

Gelelim Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüp'nün nasıl hazırlandığına, bilim yönünün yanı sıra, dil açısmdan da konunun nasıl titizlikle, dizgesel biçimde ele alındığına. Ortaokul, lise çağlarından beri dil kurallan, Türkçe'nin terim türetmeye son derece elverişli cebirsel yapısıyla, halk dili, Türk Dil Devrimi ile yakından ilgileniyor; Türk Dilini, Divanü lügat-it Türk gibi en eski yapıtlann- dan, Sayın Ali Püsküllüoğlu'nun öz Türkçe Sözlüğüne dek izliyorduk. Dış ülkelerde, bilimsel araştırmalarımızı sürdürdüğümüz dönemlerde bile bu ilgi eksilmedi, çoğaldı. Bazen yeni kurumlarımıza gereken yeni terimlerin yabancı dilde olanlarını bile (sohaphobic, pair - aufbau, semi - intemal correlation gibi) türetmemiz gerekiyordu. Bu ara yeni kuramlar, kavramlarla birlikte Türkçelerini de kurallarına uygun olarak türetiyor.yurttaki bilimsel konuşma ve yazılarımızda deniyor, bazen daha iyilerini buluncaya dek evrime uğratıyor, kullanıyorduk. 

On yıl kadar önce rahmetli Prof. Dr. Samim Sinanoğlu ile daha dizgesel kapsamlı bir çalışma yapmayı düşündük. Zaman zaman çeşitli sözcüklerin hem Lâtince, Eski Yunanca kökenleri, hem de bugünkü kesin anlamlan üzerinde durup karşılıklı tartışırdık. Beş, altı yıl önce fiziksel kimya terimlerini daha sürekli olarak incelemeye, fişlemeye giriştim. Çeşitli ülkelerde bilimsel araştırmalarımızın yamsıra "fiziksel kimya", "öğecik özdecik fiziği sayıtım düzeneği", nicem düzeneği", "dirilbilimlerin fiziksel kimyasal temeli" gibi dersler verirken en çok geçen terimleri saptadım. Türkçe'de sözcük türetme yollan, dil kuralları vb. üzerine çeşitli kaynaklan, Türk Dil Kurumu yayınlarını yeniden gözden geçirdikten soma terimleri, tek tek ya da aşağıda değinilen sıralamasıyla ele aldım.

Kullandığım ilkeler şunlardı: 
1- önce, Türk Dil Kummünun Türkçe Sözlüğünü, "Ortaöğretim Terimleri Kılavuzu'nu, alanımla ilgili terim sözlüklerini taradım. Bu kaynaklarda geçen terimleri almaya böylece tüm terim etkinlikleri içinde bağdaşık kalmaya çalıştım. Ancak bunda tutucu olmamak gerekirse, özel anlamı daha açık seçik ya da kullanımı daha kolay olanlan aramakta yarar buldum. 


Bu ara ilk çıkan terim sözlüklerinden, Prof. Dr. Sayın Abdullah Kızılırmak'm "Gökbilim Terimleri Sözlüğü" benim için yıllar öncesi önemli bir içgücü kaynağı oldu. Bunun gibi sonradan çıkan, Sayın Emin özdemir'in "Terim Ela- zırlama Kılavuzu" da çalışmalarımda çok yararlı oldu. Aynca bilim ve tekniğe ilişkin dergilerde, çeşitli evrenkentleri- mizce yayınlanan bilimsel ders ya da araştırma kitaplarında, kimya mühendisliği, elektrik mühendisliği, bileşim alanlarıyla ilgili yayınlarda kullanılan Türkçe'yi, Saym Aydın Koksal'in kullandığı güzel terimleri de yıllar boyunca, kaynaklar belirdikçe inceledim. - Her kavrama bir karşılık, çeviri değil kavram karşılığı: Te rimlerde, yabancı dildeki terimlerin kökeninden çeviri yolundan çok, kavramı Türkçe'de en doğal, en açık seçik nasıl karşılayabileceğimize baktım. Çünkü, Batı dillerindeki, özellikle İngilizce'deki terimlerin çoğu kez Lâtince, Eski Yunanca kökenlerinin anlamıyla bilimsel çağdaş anlamlan arasında uzaklaş malar, kaymalar, değişmeler olmuştur. Hele şu son yıllar, Amerika'da çıkan terimlerde, Lâtince - Yunanca eğitimi verilmediği için, İngilizce ise çoğun lukla kendi içinden türetme gücünden yoksun bir dil olduğundan, bir deyişin sözcüklerinin baş harfleri alınarak (örneğin "laser" sözcüğü) dili yozlaştmcı yollara başvurulmaktadır. 

Hem İngilizce'de hem Türkçe'de terim türetmesi gereken bir bilimci olarak, Türkçe'nin bilim dili için son derece elverişli, türeğen bir dil olduğunu, açık seçildikte matematiğe yaklaştığım kendi dene yünlerimde gözlemiş bulunuyorum. Kimi terimlerin İngilizce'de tarihsel raslantılar sonucu, bükaç anlama geldiğini, böylece kolayca karışıklığa yol açabildiğim görüyoruz. "Correlation" sözcüğündeki gibi. Nitekim bu sözcüğün ayn terimlerle karşılayabildik. Örneğin nicem düzeneğindeki anlamı için "kaçınım", sayıtımdaki i- çin "eşbağmtı" dedik. Terimlerin açıklamalarında bilimselliğe, kesinliğe, bilgi vericiliğe özen gösterdim. Öyle sanıyorum ki, sözlüğü okuyan bü öğrenci kimi fiziksel kimya, kuramsal kimya bilgilerini edinme ya da bilgisini behrginleştirme açısından da sözlükten yararlanabilecektü. - Kimi terimlerde, ilk ağızda Türkçeleştirilmesi gereken takılar bile yabancı dildeki gibi kullanılmaktadır. Yerli yazılarda önceleri, "iyonizas- yon" ya da "ionization" biçiminde yazıldığı gibi. Bunlara hiç ol mazsa "iyonlaşma" denilebilir. önce takılan Türkçeleştirmek gerekti. Gitgide artan çabalarla kavram ve işlem adlannı bü süre "iyon", "atom", "molekül" gibi kendimizin de alışagelmiş olduğu terimleri özel adlarmış gibi öylece bırakmak zorunda olduğumuzu sanıyordum. Derken 1975'te benim için bir olanak çıktı. Japonya'nın uluslararası bir bilim ödülünü vermesiyle o yıl, soma da 1976'da toplam beş ay Japonya'yı enine boyuna tanıma olanağım buldum. Bunu, oradaki fizik, kimya, konuşma ve araştırmalannın yanı sıra dil konusu için de değerlendirdim. Japon dilcileri ile uzun görüşmeler yaptım. 

Japonca'yı bir ölçüde tanıyıp Japon dil, eğitim siyasalanm inceledim. Gördüm ki, Japon "tanzimatı" Meice döneminden (1868) bu yana Japon bilim, teknik dili sürekli işlemiş, eğitim dili her zaman tümüyle Japonca olmuştur. Bugün de öyledir. Japon Ulusal Dil Kurumu'nda, Japon Ulusal Eğitim Araştırma Kurumu'nda Japon dili, terimleri üzerine sürekli çalışılmaktadır. Japon Ulusal Eğitim Bakanlığı (Mombuşo) Japonca terim sözlükleri bastırmaktadır. Bu sözlükleri incelediğimde gördüm ki, önce ürkerek baktığımız "atom", "molekül", "iyon", "nötron", "asit" dahası "elektrik", "elektron", "elektroliz" gibi terimlerin bile hep Japoncalan yaygın olarak kullanılmaktadır. Japoncadaki böyle terimlerin yapılış biçimi, kullandıkları kökler vb. yeni esin kaynaklan sağladı. O terimleri de Türkçeleştirebildim. Öyle ki, kanımızca Türkçeleri kavranılan daha bir açıklık veriyor, konuyu bilmeyene bile bir şeyler anlatıyor. Kimi terimleri tek olarak değil, zincirler, kümeler biçiminde ele almak gerekiyor. Yoksa birbirine yakm anlamda olanlara rasgele ayrı ayn, i- lişkilerini gözetmeden terimler konursa bilimsel dilde karışıklık doğabilir. Ör neğin "kinetic", "dynamic", "kinetics", "dynamics", "motion", "motive", "momentum", "dynamical"... gibi bir küme için kesin, konuşulurken kanşma- yacak ayrımlar yapmalı. Gene "colloid", "suspension", "dispersion", "flocculent", "precipitate", "turbid ", "emulsion" gibi terimlerin karşılıkları birbirine karışmamalıdır. Böyle terim kümeleri toptan ele alındı. 

Tek tek kar şımıza çıktıkça alınsaydı, kolayca karışırlardı. Kimi terimler de,bilimsel açıdan ilginç, anlamlı zincirler oluşturdu. Bu zincir ilişkesi, rasgele uzun süreler içinde germiş Batı terimlerinden çok, Türkçelerinde açıkça belirdi. İri ölçekten, ufak ölçeğe doğru "öğe", "öğecik", "özdek"13, "özdem", "özdecik" zincirlerindeki gibi. 


Sözcüğün son aşamasında, bütün terimleri Türk Dil Kuru münda, Terim Kolu görevlilerden Saym Kaya Türkay ilevbirlikte bir kez daha gözden geçirdik. Günlerce birlikte çalıştık. Bu çok yararlı güzel çalışma gün lerini unutamam. Saym Kaya Türkay'a ve arkadaşlarına pek çok teşekkür ede rim. Bütün bunlara karşın, yine de bu sözlükte eksiklikler bulunacaktır. Ama gelişen, özleşen dilimizle birlikte fiziksel kimya Türkçe'si de gelişmesini, özleşmesini sürdürecektir. Özellikle bizim kuşağımız, bilimsel 13 * O. Sinanoğlu "Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü", (Türk Dil Kurumu Yayınlan, Ankara 1978). Çok sayıda aynı tür özdecikten oluşan, özellikleri belirgin kimyasal varlığa "özde"dedim. Ancak, terimler arasında birlik sağlama ereğiyle Terim Kolunun önerisine uyarak bu terimi "özdek"diye aldık. araştırmalarına gidecek zamanlannm bir bölümünü anadilleri için yapacakları çabaya a- yırma sorumluluğunu duymuştur. Bu sorumluluk sürecektir. 

Sözlüğün, terimlerin, onların altında yatan ilkelerin oluşmasında pek çok meslektaşımızın, arkadaşm katkısı oldu. Onların nice bilimsel konuşmalarda dil konusundaki görüş ya da eleştirilerinden de yararlandık. Hepsine gönülden teşekkür ederim. Bu arkadaşların kimisi İstanbul, kimisi Ankara, fiğe Hacettepe, Orta Doğu, Boğaziçi Evrenkentlerindedir. Kimisi Çekmece Nükleer Araştırma, kimisi Arge, Tübitak kuruluşlarında. Bu terimler anadilimizden doğmuştur. Ben yalnızca aracı oldum. Onun için bu terimler hepimizindir. Büyük kimyacımız, değerli dilseverimiz Prof. Dr. Sayın îlhami Cıvaoğlu'na, hepimize tuttuğu ışık için özel teşekkürler, saygılar. 

Türk Dil Kurumu genel yazmanları, Saym Ömer Asım Aksoy, Sayın Cahit Külebi, yönetim kurulu üyeleri ilgilerini esirgemediler. Saym Emin özdemir, Saym Kaya Türkay ile Terim Kolu görevlilerinin çabalan eklenmeden bu sözlük olamazdı. Terimlere ilk başladığımız günlerde bize can yoldaşı olan Saym Reşit Canbeyli, somaları yardımları geçen arkadaşlar yabancı karşılıkları bulmakta. Emeği geçen saym Nilgün Ertaş, ilgeriyle bize güç veren Prof. Dr. Saym Fikret Baykut, Prof. Dr. Sacide Baykut, Prof. Dr. Emin Ulusoy, Prof. Dr. A1İ Rıza Berkem, Prof. Dr. Yüksel İnel, Dr. Fuat Bayrakçeken, Prof. Dr. Burhan Pekin, Prof. Dr. Abdullah Kızılırmak, Prof. Dr. Cemal Mıhçıoğlu ve Rektör Saym Halûk Alp ile Rektör Saym Tahsin Özgüç'e derin saygılarımızla teşekkürlerimiz.

 "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, "diyen Atatürk"ün gösterdiği yoldan erken yaşta bilime girmiştim. Türk Dilini yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmak, korumak yolundan da biraz olsun Atatürk'ün izinden yü- rüyebilmişsek ne mutlu bize! 

*

AÇIKLAMALI FİZİK, KİMYA, MATEMATİK ANA TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ İKİNCİ BASIMA ÖNSÖZ 

14 Aralık 19881 

Ülkemizde bilik ve teknikle uğraşanların sayısı hızla artmaktadır. Aynca bütün kamuoyu artık bilim ve tekniğe, ve de fen eğitimine büyük ilgi duymaktadır. 

Evrenkentlerimizin (Üniversiteler) 30'u bulmuş. Ülkenin her yanmda Liselerin, teknik okullann sayılan çok artmıştır. Bu seferberliği yine de yeni başlıyor sayabiliriz. Yirmibirinci yüzyıla girerken bütün dünya yeni yüksek teknik bilim (teknoloji) çağma kendini hazırlamaktadır. Bilim dallan her beş, on yılda bir kendini yenilemekte yepyeni dallar, teknik bilimler ortaya çıkmaktadır. Onun için bilim fen eğitimi eski bilgileri kafalara doldurmak yerine, bilgilerini, becerilerini, birkaç yılda bir yenileyebilecek yetenekleri alış- kanlıklan kendine güveni veren "çevik"bir eğitim düzen olmak zorundadır. Nitekim, şu günlerde Milli Eğitim Bakanlığımızda yeni bilim, fen programlan hazırlanmakta, TV ile yurdun her köşesine yedisinden yetmişine kadar her gence ve gönlü genç olana bilim, fen ve tekniğin heyecanını götür: me çalışmalarına başlamış bulunmaktadır. 

Bilim ve teknik, artık dünyanm bir tek yerinde de gelmiyor. Uzakdoğu, Avrupa, Amerika birbirleriyle çetin ve çok hızlı bir yanşmaya girmiş bulunuyorlar. Yeni buluştan kuralları, dizgileri yaratanlar çeşitli anadillerinde, kendi anadillerinde eğitim görmüş kişiler arasında çıkıyor. Açık, seçik, kudretli düşünme, uslamlama ve yaratma yeteneklerinin genç yaşlarda en iyi kişinin ana dilinde gördüğü fen, matematik, edebiyat,... eğitimleri ile geliştiği biliniyor. 

TUrkçemizde, bilim ve teknik dilinde olsun, gündelik yeni kavram, araç ve gereçlerin Türkçe karşılıklarıyla olsun, hızla gelişmektedir. TV ile fen eğitiminin başlayacağı şu günlerde ana fen terimlerinin bilinçli ve istikrarlı bir şekilde kullanılmasında Türkçe'nin göstermiş olduğu gelişme kuşkusuz çok yararlı olacaktır. 

Bu vesile ile Türkçe'ye çok emeği geçmiş dilsever ve bilim a- damlanmıza ve de bizleri anadilimizde geliştirmiş olan fen öğretmenlerimize bu yapıtcığımızı bir kez daha ithaf etmeyi yine en büyük şeref addediyor, yeni kuşaklarımıza uzay, bilgisayar, biyoteknik çağının yarınki büyük bilimcileri bugünkü çocuklarımıza ve onlara çok şey öğretecek saygıdeğer öğretmenlere sonsuz maddi ve manevi basan ve zenginlikler diliyorum. 

Sözlükte her terimin Türkçe'si konuda açık seçik bilgide veren tanımı, aynca, Fransızca, Almanca, İngilizce ve Japonca karşılıklan yer almaktadır. 

Aşağıda bu sözlükten alınmış halen dilimizde kullanılan yabancı 40 küsur örnek kelimenin Türkçe karşılıktan okuyucuya sözlük hakkında bilgi olsun diye verilmiştir: 

Anot > Artı uç * Anyon > Eksin ♦ Atom > Öğecik ♦ Foton > Işın- cık * Enzim > Özgen * Dedektör > Bulucu * Deteıjan > Antıcı * Diyagram > Çizelge * Elastik > Esnek * İyon > Yükün * İstatistik > Sayıtım * Reaksiyon > Tepkime * İzolatör > Yalıtkan * Kapasite > Sığa ♦ Kuvantum > Nicem ♦ Vibrasyon > Titreşim * Molekül > özdecik * Teorik > Kuramsal * Nükleer > Çekinsel ♦ Limit > Erey * Potansiyel > Gerilim ♦ Radikal > Kökçe ♦ Radyasyon > Işınım ♦ Reaktör > Tepkir * Şaıj > Yük ♦ Vakum > Boşay ♦ Vektör > Yöney ♦ Simetri > Bakışım * Viskosite > Ağdalık * Tayf > Izge * Termal > I- sıl ♦ Dinamik > Devingen * Homojen > Tektürel * Jiroskop > Düzdöner ♦ Integral > Tümlev * Maksimum > Doruk * Minimum > Oyluk * Statik > Dingin * Transfer > Aktaran * Polimer > Çoğuz ♦ Solvent > Çözgen * Entropi > Dağı * Transformatör > Dönüştürücü * Enerji > Erke * Termodinamik > Isıldevinge * Konsantre > Derişik * Frekans > Sıksayı, Titreşim Sayısı...

*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder