1 Mayıs 2015 Cuma

Ne yapmalı ? (Yeniden Diriliş ve Kurtuluş İçin) / Prof.Dr.OktaySinanoğlu

yeniden-dirilis-ve-kurtulus-icin-ne-yapmali-oktay-sinanoglu

Durup dinlenmeden çalışacağız; aldatılmışları aydınlatacak, gafiller uykusundakileri uyandırmaya devam edeceğiz. 

Allah'a şükürler olsun ki yıllardır süren, sahte ayrımcılıkların sahteliğini yıllar önce görüp milletimizin her kesimini, sağcısı, solcusu, dindarı demeden iki temel dava uğrunda tekvücut olmaya davetimizin boşa gitmediğini gördük. 

Bu çığ büyüyecek; iki temel dava uğrunda herkes birleşecek: 

Birincisi, "Bu vatan Türk'ün vatanıdır. Bir karış toprağı bile kimseye verilemez"; eşdeğerde ikincisi ise: "Bu ülkenin dili, çoğunluğunun anadili olan büyük ve birleştirici resmi dil, eğitim dili Türkçe'dir, Vatanımıza, ve manevi vatanımız Türkçe'ye sımsıkı sarılacağız. Halkımızın maddi ve manevi refahı da o yoldan geçecek." 

Atatürk'ün sesini duyar gibi oluyoruz; 
Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar!
*

-Bizim büyük bir bahtiyarlığımız var. Özel bir ayrıcalığımız var, başka ülkelere nazaran -hele Avrupalılara nazaran! –biz ,hem Doğu’yuz, Asya’yız, hem Batı’yız. Böyle hem Asya, hem Avrupa, hem Ortadoğu olan başka bir ülke dünyada yok.Şimdi gene biz lazımız aslında dünyaya.

-Bu milletin kendi iradesine hakim olabilmesi ve Atatürk devrinde olduğu gibi dünyada haysiyeti, itibarı, kendi kaderine kendisi hakim olan, kendi halkının karnını doyuran, dünya ülkelerini bile besleyen, herkesin itibar ettiği, gençlerin kafalarının çalıştığı, gözlerinin pırıl pırıl parladığı, kafanın zekadan parladığı bir Türkiye için, herkesin kafayı çalıştırması lazım arkadaş.

– Hepimiz bu asil millet için, Hak için,halk için çalışacağız. Kendisi ile meşgul insanlar yaratıcı bir şey yapamazlar. Yaptığınız iş ne olursa olsun içine dalıp kendinizi, mevkii, para ve maddiyatı unutacaksınız, gerçek anlamında başarılı olmak istiyorsanız. İnsan kendi dışında, kendi milleti için , insanlık için çalıştıkça, onların dertlerini dert edinip çareler aradığı müddetçe insanlaşır. Yoksa mersedes kemiren iri farelere benzer, insanlıktan uzaklaşır.

-1990’lı yılların başında Pentagon’da görevli bir fizikçi dostum şunu demişti: “ Bu günlerde Pentagon’daki generaller yeni düşman arayışına girdiler. Komünizm çöktü, yeni düşman olarak İslam hedef seçildi. “Kızıl tehlike” gitti, yerini “yeşil tehlike” aldı. Müslüman eşittir “fundamentalist”( köktendincilik) eşittir “ tedhişçi” (terörist) formülü kafalara yerleştirildi. Sonra ne oldu? Herkes yaşadığını biliyor.

-Ata deyişimizle ilintili olarak hep kullanagelmiş olduğum düsturlarımdan biri şu: “ İnsan, her yaşadığı an ya bir şey öğrenmeli, ya bir şey öğretmeli, hatta mümkünse ikisi birden.” Zaten insan bir şey öğretirken, oluşan etkileşimle kendisi de bir şeyler öğrenir. Değil mi ya ? 

( Oktay Sinanoğlu, Yeniden Diriliş ve Kurtuluş için Ne Yapmalı? Alfa Yayınları, 14. Basım, Mart 2007)
*



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder