13 Mayıs 2015 Çarşamba

Türkçe Öyle Bir Dildir ki... / Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu



Türkçe Öyle Bir Dildir ki...

Türkçe 2 bin kelimeymiş de, İngilizce 40 bin kelimeymiş. Sadece Kazak
lehçesinde, yaşlı Kazak istatistikçi oturmuş, Kazak Türkçe sözlüğü hazırlamış,
daha ilk çırpıda 80 bin kelime koymuş bilgisayara.. Yüzbinlerce kelime var
Türkçe'de, dünyanın en büyük dili ve en üretken dili ve bilimin her dalına
yetecek, bütün terimleri türetme kabiliyeti olan başlıca dil, matematik gibi dil.

Dilimiz böyle bir dil iken, aydın falan geçinen sahtekâr, şeref fıkarası adamlar
gazetede her gün senin diline küfretsin ve kimseden de gık çıkmasın. Olamaz
böyle bir şey, neredeyiz yahu?

Durum vahimdir, bunu bilmek lâzım. Kırk kere anlatıyoruz, dünyanın her
yerinden misâl veriyoruz; gene de biri kalkıp "ben size katılıyorum ama,..."
diyor. Bakıyorum, bir çeşit İngiliz Muhipleri Cemiyeti üyesi olduğu suratından
belli. "Ama" dedi mi tamam; İngiliz papağanı standart lâfına başlayacak
demektir. "Efendim, çocuklarımız İngilizce öğrenmesin mi?" Bre insafsız, bunu,
bu akşam kırk türlü anlatmadık mı? İspat etmedik mi ki, İngilizce öğrenmek
başka, yabancı dille eğitim bambaşka. İngilizce öyle. öğrenilmez, ayrıca, yabancı
dil dersinde, kursunda, laboratuvarında öğrenilir. Adam aslında biliyor, ama
mahsus ortalığı bulandırmak için böyle konuşuyor.

Herkesin Sahip Çıkması Lâzım
Bu işlere herkesin sahip çıkması lâzım. Bu işlerin düzeltilmesini, bu hâle gelmiş
ülkelerde hükümetlerden bekleyemezsin, devletten bekleyemezsin, ondan,
bundan bekleyemezsin. Durumu bilerek herkesin bir kere kendisi örnek olacak
bir şekilde kendisinden başlaması lâzım. Türkçe konuşurken yarı İngilizce lâflar
sokuşturmak marifet değil, kimliksizlik, haysiyetsizlik alâmetidir. 

Türkçe'ye kakışlanan her İngilizce bozuntusu sözcük, benim böğrüme batırılmış bir
dikendir. Her türlü Türkçe söz ise (eskisi, yenisi) ağzında bir bal damlasıdır. Bunu
böyle bilelim. Zaten dosdoğru Türkçe konuşuyorsan, "Anglomanlıca" lâfların
arkasına saklanmıyorsan, kendine güvenin var demektir. Esnaf arkadaş, sen
önce dükkânının adını düzelt.


Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, Dayatmalar Kâbusu, Hedef Türkiye pdf Bu PDF orijinal yazı değil derleme, düzenlemedir. TOGEÇ





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder