14 Haziran 2015 Pazar

Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim

Dünya şiirine Hilmi Yavuz’la yolculuk

Dünya şiirine Hilmi Yavuz’la yolculuk
HİLMİ YAVUZ

4 Haziran 2014, Çarşamba
Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim
Hilmi Yavuz’un farklı şairlerden yaptığı çeviriler Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim adlı kitapta toplandı. Anna Ahmatova’dan Guillaume Apollinaire’e, W. H. Auden’dan René Char’a, Pablo Neruda’dan Ezra Pound’a, dünya şiirinde haz dolu bir yolculuk...
BU GECE EN HÜZÜNLÜ ŞİİRLERİ YAZABİLİRİM, HİLMİ YAVUZ, MESERRET YAYINLARI, 92 SAYFA, 9,80 TL

Yıllar önce. Bir arkadaşım Octavio Paz’dan şiir çeviriyor. Kenarından ben de bulaşıyorum. Bulutsu bazı dizeler, bazı ifadeler beliriyor. Türkçesi yok. Çevirsen de olmuyor. O zaman gözümüzü karartıp, bir dize için yirmi-yirmi beş değişke oluşturup içlerinden dilimize en çok sinenleri kullanarak ‘yeniden yazıyor/söylüyoruz’. Türkçede bu ancak böyle söylenir ya da söylenebilir diyerek. Paz’dan çevrilen en güzel şiir kitabı diye de anılıyor hâlâ, yıllardır!.. Hilmi Yavuz da bu işin böyle yapılabileceğini söylüyor zaten, yeniden ve Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim adıyla yayımlanan çeviri şiirler toplamında: “Şiir çevirisi gerçekten ‘zor zanaat’tır. Bense öteden beri, şiirin çevrilemeyeceğini, çevrilirse onun ‘başka bir şiir’ olacağını düşünmüşümdür.”

    Pablo Neruda’nın 70’li yıllarda Türkiye’de çok ünlü olan, birçok posterde yer alan “Buğdayın Türküsü”nü ben daha ortaokul yıllarımdan biliyorum. Ne güzel söylemiş Neruda, derdim içimden. Bu ünlü dizeleri elbette Türkçe söylemediğini de bilirdim ama kimin çevirdiğini bir zahmet o posterleri yapanlar yazmazlardı. Sonradan öğrenmiştim bu çevirinin Hilmi Yavuz tarafından yapıldığını. Neyse ki ilahi ve şiirsel adalet tecelli etti! Yıllar sonra bu Neruda çevirileri için Hilmi Yavuz’a Şili Cumhurbaşkanlığı Özel Şeref Madalyası verildi (2004).

Dünya şiirinde bir yolculuk
Anna Ahmatova’dan kalkıp Apollinaire’e, Auden üzerinden Char’a, Desnos’tan yola çıkıp Jimenez, Lorca ve MacCaig’e, Michaux’dan Neruda’ya ulaşan; Pound’a, Maulberley, Parra ve Quasimodo’ya uğrayan bir yolculuk Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim. Türkçenin başka diller, başka uygarlıklar, başka iklimler içinde gezinmesi, Hilmi Yavuz haline bürünüp ‘dünyada oluş’u farklı şairlerin dillerinden süzerek bizim şiir dünyamıza taşıması diye de tanımlayabiliriz bu çeviriler toplamını.
    Kitabın ilk ve ikinci basımı için yazdığı önsözlerde Hilmi Yavuz her zamanki zihin açıcılığıyla sesleniyor okura. Önemli bir tespiti, birkaç istisna dışında Türkçe şiir çevirisinde şairlerin baskın olduğudur. Yabancı şairlerin böyle bir şansı vardır Türk şiirinde (Baudelaire’i Tarancı ve  Dıranas, Heine’yi Necatigil çevirir mesela). Hepsi hedef dillerinde en azından şairlerin muhatabı olmuşlardır. Hatta kimi şairler ve şiirler o kadar şanslıdır ki, Türkçe çevirileri orijinalinden daha güzel hale gelmiş, daha yüksek bir yere çıkmıştır sanatsal olarak. Mesela, Orhan Veli’nin Aragon’dan çevirdiği “Elsa’nın Gözleri” ile Melih Cevdet’in Poe’dan yaptığı “Annabel Lee” çevirisini bu sınıfa koyuyor Hilmi Yavuz.
    Önsözde bir başka saptama ise Türkçede hâlâ bir çeviri şiirler kaynakçasının bulunmadığıdır. Hilmi Yavuz, “Bir şiir çeviri kaynakçasının olmayışı, karşılaştırmalı şiir çevirilerinin yapılabilmesine imkân vermiyor. Ama sorun, sadece bu değil! Çevirmen de çevirmekte olduğu şiirin, daha önce çevrilip çevrilmediğini, çevrildiyse kaç kez çevrildiğini bilebilmek imkânına sahip olamıyor.” dedikten sonra bu konuda yaşadığı bir örneği şöyle aktarıyor: “Rilke’nin ‘Sancaktar’ını Almancadan dilimize çeviren Oruç Aruoba’ya, bu şiirin daha önce, hem de 1940’lı yıllarda çevrildiğini söylediğimde çok şaşırdığını hatırlıyorum. ‘Sancaktar’ın kendisinden çok önce, Sabahattin Ali tarafından çevrildiğini, bu çevirinin Tercüme dergisinin 9. sayısında yayımlandığını söylediğimde daha da çok şaşırdı idi. Üstelik, Oruç’unki Türkçede ikinci ‘Sancaktar’ çevirisi de değildi: Vural Ülkü’nün de bir ‘Sancaktar’ çevirisi vardı; -o da, Tercüme dergisinin 83. sayısında yayımlanmıştı.”
    Şiirlerin çevirisinde göz önünde tuttuğu yöntemi, karma bir yöntem olarak tarif ediyor Hilmi Yavuz: “Çevirilerde yerine göre davrandım. Bazılarında ‘çeviri’yi, bazılarındaysa ‘Türkçe söylemeyi’ yeğledim. Desnos ya da Jimenez’in çeviriye, Prevert’inse Türkçe söylemeye yatkın olduklarını ayrımsadım... Demem o ki, çeviri işine önyargısız giriştim hep, Türkçeye nasıl geldiyse öyle yapmaya çalıştım.”
    Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim sadece bir çeviri derlemesi değil, aynı zamanda büyük bir şairin, başka şairler ve diller üzerinden kendi anadiline nasıl baktığını, onu nasıl işlediğini de göstermesi açısından önemli bir tanıklık, bir belge. Elbette, enfes bir şiirsel hazzın eşliğinde!
*** 
Görünüm
Eskiden de sevgiler düşlerdim ben şimdi de
Oysa aşk değil artık bir tutam gül ve leylak
Ağır kokularıyla ormanı kaplayarak
Yangınlar var dönüşsüz yolların bitiminde

Eskiden de sevgiler düşlerdim ben şimdi de
Oysa aşk değil artık kulede ateş yakan,
O yitik fırtına, bozguncu, ışık tutan
Kuytu ayrılıkların avlusuna, şimşekle

Taşların sıcaklığı vurur bileklerime
Bildik hiçbir sözlükte bulunmayan kelime
Denizlerde köpüktür, gökte buluttur dedim

Yaşlanınca sertleşir her şey, ışıkla dolar
İpler düğümsüzleşir, adsızlaşır bulvarlar
Ben de onlarla birlik, yavaşça taş kesildim
Robert Desnos
Çeviri: Hilmi Yavuz
http://www.zaman.com.tr/kitap-zamani_dunya-siirine-hilmi-yavuzla-yolculuk_2221808.html
*
Hilmi Yavuz’un kitabın girişindeki şu hatırlatmasıyla söze başlayalım:
“Şiir çevirisi gerçekten ‘zor zanaat’tır. Bense öteden beri, şiirin çevrilemeyeceğini, çevrilirse onun ‘başka bir şiir’ olacağını düşünmüşümdür.”
Kitaptaki şiirlerin çevirilerinin dilimizin önemli bir şairi tarafından yapıldığını görüyoruz ve bu kitap toplamı için Hilmi Yavuz’un “başka şiirleri” diyebiliriz. Kitaba ad olan “Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim”, bir Pablo Neruda dizesi. Kitapta en çok Neruda’nın çeviri şiirleri var (Bu arada Neruda çevirileri için Hilmi Yavuz’a 2004 yılında Şili Cumhurbaşkanlığı Özel Şeref Madalyası verildiğini hatırlatalım). Hilmi Yavuz’un farklı şairlerden yaptığı çevirilerin yer aldığı kitap Anna Ahmatova’dan Guillaume Apollinaire’e, W. H. Auden’dan René Char’a, Pablo Neruda’dan Ezra Pound’a, dünya şiirinde bir yolculuğa davet.
***
BU GECE EN HÜZÜNLÜ ŞİİRLERİ YAZABİLİRİM

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim

Şöyle diyebilirim: "Gece yıldızlardaydı
Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler"

Gökte gece yelinin söylediği türküler

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler

Bu gece gibi miydi kucağıma aldığım
Öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler

Hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim
Sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler

Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi
Çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler

Sevgim onu alakoymaya yetmediyse ne çıkar
Ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler

Yürek zor katlanıyor onu yitirmelere
Uzaklarda birinin söylediği türküler

Bakışlarım kovalar onu tellim her yerde
Bakışlar sanki onu bana getirecekler

Böyle gecelerdeydi ağaçlar beyaz olur
Artık ne ben öyleyim ne de eski geceler

Sesim arar rüzgârı ona ulaşmak için
Şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler

Şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi
Sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler

Sevmiyorum doğrudur, yürek bu hâlâ sever
Sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer

Bu gece gibi miydi kollarıma almıştım
Yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler

Budur bana verdiği acıların en sonu
Sondur bu onun için yazacağım dizeler

Pablo  NERUDA

Çeviri : Hilmi YAVUZ


http://www.siir.gen.tr/siir/p/pablo_neruda/bu_gece_en_huzunlu_siirleri_yazabilirim.htm
*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder