14 Haziran 2015 Pazar

Büyüsün Yaz


Büyüsün Yaz! - Toplu Şiirler (1969-2005)


'... âh bellek, acı bellek! / hem arısın sen / hem kimbilir hangi gülden kalma diken? / 
ve ne uzun bir büyü'sün, yaz! / gurbetler senin ülken, yalnızlar senin ülken...'

Cahit Külebi'nin deyimiyle, 'Şiir denilen gizli varlığı bulan, biçimle içeriğin kutsal birleşmesini gerçekleştiren büyük şair' Hilmi Yavuz'un 'Toplu Şiirler'i, Büyü'sün, Yaz!'da bir araya geliyor. 1969-2005 yılları arasında kaleme alınan şiirleri kapsayan Büyü'sün, Yaz!, şairin 'sözcükleri tınılaştırırken çıkardığı lirik, insancıl sesi' yakalamak isteyenler için...



büyüsün, yaz!


ben hep yollar düşledim
derin yollarda yürürken

yollar gül sesleridir
beni yazın tâ içine çağıran
gitsem mi? yoksa daha
erken
mi akşamın kovanında
anılar oğul verirken

senin gittiğin yollar
bana dolanan yollardır
solduğum bir büyük
ormandır acılarım
geçmişten ve gürgen
ve derin bulut sözleri olarak
yazlar kalbime girerken

âh bellek, acı bellek!
hem arısın sen
hem kimbilir hangi gülden
kalma diken?
ve ne uzun bir büyüsün, yaz!
gurbetler senin ülken, yalnızlar senin ülken

ben hep yollar düşledim
derin yollarda yürürken


(Tanıtım bülteninden


*

hilmi yavuz yaz şiirleri-b28

TAFLAN

ne zaman dinecek, ne zaman
bu taflan, bu taflan?

ey uçurum gözlü sevgilim!
ne zaman baksam
bir hiçlik tadı
………………ve ağzından
yıldızlar uçuran
ergin, yeşil ve yabanıl
bir yaz gecesi gibisin
yüzünde yolların gülüşü
ve yaz göğüne ilişkin
bir esenlik üretiyorsun
geçip giden fırtınalardan

ey uçurum gözlü sevgilim!
ne zaman baksam
aşkların büyük yarlarıyla
kuşatılmış görüyorum kendimi
………………safran
ve ezilmiş yazlardan
bakışlarının kıyısız
………………açıklarına
gurbet ve cevahir taşıyan
bir gülüş söylencesi
geçer bir yazdan ötekine

………………derin anlatılardan


ey uçurum gözlü sevgilim!
ne zaman baksam
bir dağın yırtmacından
ince bir dere yatağı
………………gibi kayan
yeşil tenini görüyorum
………………akşam
nasıl da yakışıyor yüzüne
ve sanki bir kayalığın içine
durmadan kendi kendini oyan
bir ferhâd gibiyim ben
ya da pusuda, karanlık
………………bir gül gibi
hem salan hem solmayan


ne zaman dinecek, ne zaman
bu taflan, bu taflan?


ey uçurum gözlü sevgilim!

Hilmi Yavuz
*
BİR YAZ GÜNÜ İÇİN ŞİİR

nerde o sarısabır, safran ve sarı sesi
akşamın? duymak sanki bir gülün
yolculuğu gibidir bahçeden sana doğru;
gelsin, bilsin ve sensin, yağdığın o yağmuru
alıp gidensin işte, daha ergin bir yaza...

bahçemde yer kalmadı, her taraf tıka basa
yaşlı yazlarla dolu... orda elbet o çölün
ortasında yabansı, ürkek ve sanki garip
bir şeyler duyuyorum... sesler, şeyler? ölünün
son gördüğü o gülü çağrıştıran, -nedense...

ben yine bahçemleyim, bu belki kendimleyim-
mi demek? Zaman ten'dir, eğer yazlar bedense...


Hilmi Yavuz
*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder