30 Haziran 2015 Salı

Erguvan Sözler


erguvan-sozler-toplu-siirler-2-hilmi-yavuz
Kıskançlık duysam Hilmi'ye duyardım... Şiir denilen gizli varlığı bulan, biçimle içeriğin kutsal birleşmesini gerçekleştiren bu büyük şair, artık gençlik yıllarından uzaklaşıyor, ama ölümsüzlüğü de sırtlamış gidiyor. 

CAHİT KÜLEBİ 

'Ayna Şiirleri'ni biraz ürkerek, ama bambaşka bir Türkçe karşısında, sırılsıklam hayran olarak okuyorsunuz. Sözcükleri tınılaştırırken çıkardığı lirik, insancıl sese vuruluyorsunuz. Lütfen ozanın sesini dinleyin, sözlerinden önce... Bir büyük ozana sevgiler sunarak.

RÜŞTÜ ŞARDAĞ 

Kimi zaman yadırgayacağımız, kimi zaman sizi içine alıp ısıtacak, görkemli imgelem zenginlikleri ile gözlerinizi kamaştıracak, kimi zaman da sorgulamacı yanıyla sizi irkiltecek şiirlerdir bunlar. Her bir şiirin tadı hâlâ damağımda benim.

TARIK DURSUN K. 

Hilmi Yavuz, dili, sözü, sözcüğü arıtır, yeniden kurar ve Türkçeyi tarihi-coğrafyasıyla kuşatır, ama şiiri orada bırakmaz... Hüzünle beslenen ve 'insanı olan hiçbir şeyi' dışta bırakmayan bir duyarlık birikimiyle dokur şiirini.

FÜSUN AKATLI


Her kitabıyla Hilmi Yavuz, şiir alanını talandan kurtarıyor. Alışılmış imgelerin, bayatlamış duyarlıkların, tekdüzeleşmiş seslerin talanından...


*
E     Y     L     Ü     L

eylül.! daha çocukluğumdan
beri size bakardım ben
bir yazın azalmakta olan
sözcüklerinden nasıl da
ansızın dökülürdünüz
                 bahçelerle ve kül
dolardı içim.. eylül.!
 
eylül.! kırılgan mevsim.!
cam hançeri gözün
dağılırdı kalbimde
birden gecenin ve gündüzün
perdesiyle örtülürdünüz
                 tenhayla ve tül
dolardı içim.. eylül.!
 
eylül.! unuttum sizi
dağ kızarır yol sararırdı
ve ben dönüşlere bakardım
o aman vermez belleğin
paramparça güldüğüydünüz
                 aynalarla ve gül
dolardı içim.. eylül.!

Hilmi YAVUZ
Erguvan Sözler, S.,86,87..
*

Yapraklar, sarı renk, bir mevsimin sonu, yeni bir mevsimin başlangıcı, şiirler, şairler, sözcükler, derkenâr notlar, kitap arası dostluklar, sayfalarca özlemler, ve tabi şairin dediği:
"ezilmiş erguvanlar! siz  
benim kalbimin 
……………söylemiydiniz”
"Okuduğumuz kitaplarda, aslında kendimize rastladığımızı sandığımız yerlerin altını çiziyoruz, fosforlu bir sevinçle." Hilmi Yavuz’un "Erguvan Sözler" kitabından bugün okuduklarım, ve altını çizdiğim satırları sizlerle paylaşmak istedim..
***
kalbimse üstüste nice sevdalar 
görmüş bir höyüktü ki usandık
Sayfa:12
güz bir ney’dir, bir gül üfler 
işler kalbine, dinle! 
hangi hüzünler evidir 
ve hangi sazlıkta gurbet 
gösterir bir kuş şimdi
Sayfa:17
ben şimdi ve daima kalbine 
hüzünler ihbar edilen bir şairim: 
söyle nerde, haydi söyle o kanayan sözlerle 
sedefli güzeller? 
kimbilir nerde 
Sayfa:23
sevda sözleri! siz şimdi benim 
……………hangi tür 
hüzünlere ne ad verdiğimi 
nerden bileceksiniz? 
Sayfa:25
acılar aynalardır, acılar 
da kırılır bir yerinden
Sayfa:29
ağzından ölüm sözleri 
üşürdün kalbime… 
…………………yaz! sevgilim!
ve sevda günleri ürettin boydanboya 
gözlerin kim bilir ne kadar sürdü? 
ah hiçliğe solan gülüm! 
Sayfa:39
ve ne uzun bir büyü’sün, yaz! 
gurbetler senin ülken, yalnızlar senin ülken
Sayfa:41
:)
Bunun bulunduğu sayfada
ben böyle yazdım.
yaz biter,
yine başlar…
aşk başlar,
yine biter…
:)
Bunu gören arkadaşım kek Uğur -ev arkadaşım- sabah, derste şöyle yazdı benimkimin altına.
Aşk değersizleşmez…
biter..
Birde tarih attık bugüne dair yıllar sonra hatıra kalsın diye.
:)
ey uçurum gözlü sevgilim! 
ne zaman baksam 
aşkların büyük yarlarıyla 
kuşatılmış görüyorum kendimi 
………………..safran 
ve ezilmiş yazlardan
bakışlarının kıyısız 
………………….açıklarına 
gurbet ve cevahir taşıyan 
bir gülüş söylencesi 
geçer bir yazdan ötekine 
…………………..derin anlatılardan
Sayfa:43
ey uçurum gözlü sevgilim! 
ne zaman baksam 
yeşil tenini görüyorum 
nasıl da yakışıyor yüzüne ve sanki bir kayalığın içine
durmadan kendi kendini oyan 
bir ferhâd gibiyim ben 
ya da pusuda, karanlık 
…………….bir gül gibi 
hem solan hem solmayan
Sayfa:44
sen benim kalbimin 
……………..bakıcısısın 
sussam, razı değil dile 
söylesem, derin ve geleneksel 
bir hüzündür, dolaşır 
…………….elden ele 
ah bedenin, zakkum bedenin! 
Sayfa:55
ezilmiş erguvanlar! siz
benim kalbimin
………………….söylemiydiniz
Sayfa:56
ve her şiir boydanboya 
……………..bir ıssızlıktır artık
dizelerse giderek daha tenhâ
Sayfa:61
derin, korkunç ve ergen 
kalbim, sevdalara sığmayan kalbim.
Sayfa:86
beni sana üşürten nedir?
seni ağzımın ağzıyla öptüm
ve elimin eliyle okşadım
andolsun, bir dokunuşla seni örterim
………üşür tenim, çünkü aşk
üşür köpüre köpüre
Sayfa:102
acılar ne kadar yoksulmuş meğer
Sayfa:115
aşklarsa hep bir özdeyiş 
gibi söylenir oldu artık…  
birden farkettim, ne tuhaf! 
Sayfa:123
ben daima uçurumlar edinirim 
bir yerden ötekine geçerken
Sayfa:140
sevmek, anlaşılır; anlamak
her zaman bir mevsimdir
bir gül, donanmış ve kanser 
duruyor yok-olan bağçemde… 
günlerin ne kadar ezilmiş! 
belki bir yaz, tenha yol, bir sesleniş…
ve hangi sessizliğe çıkar bilinmez
bir kuş, nedensiz bir duygudur
Sayfa:151
bir kentin hüznüne benzedin birden
Aşklar kimliksizleşti:süslü zamanlar!
sen ki kendi kendinin özleminden
…………sıkılırdın… sorardın:
…………..’olur mu,
anlamak aşkları eski güllerden’
Sayfa:153
ah, aşktır o, bazen bir tende ölür
………bazen de bedende
Sayfa:163
sen hüzünlesin belki, belki hüzünlerlesin;
ben, her zaman kendine yarılan bir uçurum;
bir öğle sonrasıdır, kimse yok, kendi sesin
sana âşina gelir: ‘bir yerden tanıyorum! …’
kim nereden bilecek o sesi, yaz gününde?
yaz, bir düğüm demektir, bu yüzden durup durup
sen dâimâ yazları, onları çözdüğünde
bir yumak olur aşklar…
Sayfa:197
âh, aşklar paslanıyor, kent saklarken onları;
bencileyin hep ayna yerine koyuyor anıları…
Sayfa:199

Masum ÇETİN

http://masumcetin.tumblr.com/post/68081378599/yapraklar-sar-renk-bir-mevsimin-sonu-yeni-bir
*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder