6 Temmuz 2015 Pazartesi

Hilmi Yavuz postmodern midir?



“Hilmi Yavuz postmodern midir?” sorusuna cevap verebilmek için postmodern, postmodernizim kavramlarını bilmek, Yavuz’un eserlerini bu görüş çerçevesinde incelemek gerekir.

İnternette yaptığımız araştırma sonucunda postmodern ve postmodernizmin kesin bir tanımı olmadığını anladık. Onun için posmodernizm hakkında bazı alıntılarla yetindik. Doğrusu, Hilmi Yavuz’un tüm eserlerini inceleyemedik; ama bu konuda makale yazanların görüşlerinden alıntılar yaptık. Hilmi Yavuz’dan yaptığımız alıntıdan da bu görüşlerin doğru  olduğu anlaşılabilir.

Postmodern: Postmodernizm yanlısı.
Postmodernizm: XIX. yüzyıl sonu ile XX. yüzyıl başlarındaki modernist arayışın canlılığını kaybetmesinden sonra ortaya çıkan çeşitli üslup ve yönelişlerin adı.[i]
Postmodern metin türü yüksek sanat ya da popüler ayrımı yapmadan, daha önceden var olan bütün metinleri malzeme olarak kullanır onları bağlamından koparır ve yeni bir anlatının unsuru olarak kullanır. Çatışkılı (paradoksal) olarak, hem popüler hem de seçkin yazın ve kültür geleneklerini kullanan postmodern metinler genellikle öykü anlatımı / işaret edimi ve anlatılmış /işaret edilmiş metinlerin hatırlanmasıyla ilintilidir.[ii]
Postmodernizm kelimesi “post” ön eki, “modern” kelimesi ve “-izm” son ekinden oluşur. Değişik makalelerde modern sonrası olarak tanımlanan bu kavram, terimsel anlamını ön ekindeki “post”dan almıştır. Yani, “post ‘-den sonra’ değil, ‘-den kaynaklanan’, ‘-den devam eden ama ondan ayrılan’ (Menteşe, 1995, 274) anlamındadır. O halde postmodernizm, modernizmden beslenmiş ama ondan ayrılmış bir anlayıştır diyebiliriz. [iii]

“Postmodernizm hakkında net bir tanımlamanın yapılabilmesine imkân yoktur. Bu nedenle kavramı aşağıdaki maddeler çerçevesinde değerlendirmek yerinde olacaktır:

“1. Modern dünyanın sınıflayıcı yaklaşımı yerine ortak kültürler üreten
2. Ontolojik kuşkuyu çeşitli yöntemlerle yansıtan
3. “Everything goes”(Her şey geçer/olur) formülüyle hareket eden ve her şeyin maddesel çıkar sağlamak amacıyla kullanıldığı
4. Reel olmayanı gerçekmiş gibi yansıtmaya çalışan
5. Sonunda –izm takısı bulunsa da bir programı, net bir tarihi ve bildirisiolmadığı için bir akım değil yaklaşım ya da söylemdir.” (Koçakoğlu 2012:44-45)

Bu bağlamda postmodern anlatı şeklinde nitelendirilebilecek olan bir metinde teknik özellikler yönüyle, metinlerarasılık ve üstkurmaca; içerik özellikler yönüyle, çoğulculuk, polisiye gerilim, pop-art, tarihe yönelme, fantastik gibi unsurlar; materyal unsurlar yönüyle de tamamen reel olandan uzak, parçalı ve çoklu bir yapı aranmalıdır.

Buradan hareketle Türk edebiyatında saydığımız nitelikleri anılan üç eserine bütünüyle uygulayan Hilmi Yavuz, postmodern anlatının en iyi örneklerini vermiştir denilebilir.”[iv]

“Tamamen postmodern bir tavır ve duruş ekseninde ortaya konulan Fehmi K’nın Acayip Serüvenleri Türk edebiyatı için farklı bir deneyim olmuştur. Hilmi Yavuz’un eserin isminden başlayarak içeriğinde yer alan her satırında titizlikle ve büyük bir dikkatle postmodern bir tavır sergilemesi Fehmi K’nın Acayip Serüvenleri’ni kategorize etme noktasında herhangi bir sıkıntı doğurmaz. Bu eser postmodern bir eserdir ve postmodernizmin edebî bir eserde nasıl tezahür edeceğine iyi bir örnektir.”[v]
Üç Anlatı’nın tanıtım yazısındaki şu ifadeler de fikir vericidir:

“Taormina, Fehmi K.'nın Acayip Serüvenleri ve Kuyu Hilmi Yavuz'un çok başarılı postmodern üçlemesidir.” (Prof. Dr. Dilek Doltaş)

“Türk edebiyatı kanonunda şairliğiyle öne çıkmış olan Hilmi Yavuz, tek kurgusu olan Üç Anlatı: Taormina, Fehmi K.'nın Acayip Serüvenleri, Kuyu ile "postmodern" romancılar arasında hak ettiği yeri almıştır.” (Prof. Dr. Mukadder Erkan)

Hilmi Yavuz’un sözleri de yukarıdaki fikirleri doğrulamaktadır. Hilmi Yavuz’dan yaptığımız bu alıntıdan adı geçen eserlerin yazılış amaçlarını da öğrenmekteyiz:

“Varlık Dergisi (Aralık 1992)’Postmodern Durum’la ilgili bir soruşturma açmış: ‘Edebiyatımızda bir postmodern durumdan söz edilebilir mi? Sizce postmodern olarak tanımlanabilecek yapıtlar hangileri’ Soru bu!..

Soruşturmaya yanıt verenlerden Oruç Aruoba ve Semih Gümüş ‘edebiyatımızda postmodern olarak postmodern olarak tanımlanabilecek yapıtlar’ arasında, benim ‘Taormina’ ve Fehmi K.’nın Acayip Serüvenleri’ni de sayıyorlar.!

Bu değerlendirme doğrudur.’Taormina’ ve ‘Fehmi K.’, bana göre de postmodern birer anlatı demesi sayılabilir…
...

‘Teormina’ ve ‘Fehmi K.’ya gelince, iddialı bir şey söyleyeceğim: Bu iki anlatı, Aydınlanma’dan bu yana Rasyonalizm adına temellendirilen, verili ne varsa, neredeyse tümünü yerle bir etmek amacıyla yazılmışlardır. Akıl’a karşı İroni’yi çıkararak! Nietzsche’yi biraz değiştirerek söylersek, Akıl, sadece ya evet ya hayır der; oysa İroni hem evet hem hayır, dr, çünkü!

Ben İroni’de İrrasyonel yanın her zaman ağır bastığını düşünmüşümdür. Anlayan anladı, anlamayan da ’modern’ ölçülerle yargılamaya kalkıştı ‘Fehmi K.’yı! Oysa ‘Fehmi K.’ postmodern bir anlatıydı ve ‘Modernizm’in verileriyle sorgulanıp çözümlemesi, düpedüz anlamsızdı…”[vi]

Yukarıdaki alıntılardan hareketle, Hilmi Yavuz’un Üç Anlatı’daki anlatılarının postmodernizmin ne olduğunu, ne olmadığını bilerek kaleme aldığı söylenebilir.

Birçok edebi tür ile ilgilenen ancak şair yönü ile anılan, tanınan Hilmi Yavuz’un şiirleri için de postmodern denilebilir mi?

İnternette yaptığımız araştırmalardan anladığımıza göre Postmodernliğin ölçütlerinin henüz tespit edilememiştir. Bir benzetmeyle tekrar edelim postmodern terazisi henüz yapılamamıştır. Böyle bir terazi olsa bile, şairlerin şiirleri bu terazide tartılmamıştır.

Hilmi Yavuz’un birkaç şiirini postmodern anlayış çerçevesinde inceleyip hüküm vermeyi uygun görmüyoruz. Hilmi Yavuz’un bütün şiirlerini inceleyebilme becerimiz de, imkânımız da yoktur. Onun için bu konuda çalışmaları olanlardan alıntılarla yetineceğiz:

“Hilmi Yavuz’un şiirini “Gizemli Şiirler” (1984) ve “Hurufi Şiirler” kitapları çerçevesinde postmodernlikle ilişkilendirme yolundaki yaklaşımları onaylamamız mümkün görünmüyor. Tasavvufi unsurların şiire dahil edilmesi veya daha doğru ifadeyle mistik söylem ve anlam dünyaları kurmak postmodernlik olarak adlandırılamaz. Postmodernlik için tematik bir kapsam/alan söz konusu olmadığı gibi söylemsel bir aidiyetten de bahsedemeyiz. Postmodernlik, anladığımız kadarıyla Söylem’in ve Özne’nin geriye çekilmesiyle beliren edebi, sosyal, kültürel vs. bir görüngüdür. Bu anlamda Hilmi Yavuz şiirinin modern bir kimliğe sahip olduğu çok açıktır. Hilmi Yavuz şiirinin postmodernlikle bağlantısının sözü edilen kitaplar çerçevesinde değil, belki olsa olsa “Bedreddin Üzerine Şiirler” (1975) ile Mustafa Subhi Üzerine Şiirler” (1989) üzerinden kurulması denenebilir diye düşünüyorum.”[vii]

“Şiirin, Postmodern olması, felsefi kavramlarla cem edilmeme sonucunu doğurur. Ezcümle; Benedetto Croce ve Hilmi Yavuz’un, yetkinlikle tespit ettikleri gibi; şiir sezgilerle ifade edilen, keşfedilen “ imge”yle var olan bir ifade ve ideal bir merhaledir. Şiirin gerçeği yansıtmak, bilgi vermek gibi bir meselesi yoktur; zaten günümüz dünyasında gerçeklik yerini similizasyona ve simularka bırakmıştır.[viii]

Hilmi Yavuz’un şiirleri, kendisinin de zaman zaman söylediği gibi öyle herkesin anlayabileceği şiirler değildir. Oldukça örtük ve mecazlarla dolu, farklı çağrışımlara neden olan Hilmi yavuz’un şiirlerini kategorileştirmek herkesin harcı değildir.

Postmoderncilerin, bir topluluk üyesi olmak yerine bireyselliklerini öne çıkarmaya çalıştıklarını, önceki metinlerden yararlandıklarını, dili amaç haline getirdiklerini; Hilmi Yavuz’un da kendini öne çıkarma çalışması, önceki metinlere açık ya da dolaylı atıflar yapması, yine dil olanaklarından yararlanma anlayışı dolayısıyla postmodern olduğu çıkarımını yapmak da pek doğru sayılmasa gerek.

Özetle, Hilmi Yavuz’un Üç Anlatı’daki anlatılarının ve bazı şiirlerinin, postmodernizm özellikleri taşıdıkları söylenebilir. Ancak, bundan hareketle Hilmi Yavuz’a postmodern denemez.

  Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder