6 Temmuz 2015 Pazartesi

Hilmi Yavuz’un köşe yazılarında atıflar


Hilmi yavuz’un köşe yazılarında oldukça fazla atıf görülmektedir. Bu atıf alışkanlığı yanlış anlamalara da neden olabilmektedir:

Prof. Dr. Ali İhsan Kolcu, “Hilmi Yavuz başkalarının yazdıkları üzerinden ‘konuşan’ biridir. Şimdiye dek daha kendisinin Türk edebiyatının herhangi bir meselesini açıklığa kavuşturan bilimsel referansları olan uzun bir makalesini ya da ciddi bir kitabını göremedik. Bilimin dedikodusunu yapmak bilim değil magazindir!” demektedir.[i] Kolcu, bir başka vesileyle yukarıdaki satırları yazdı. Ancak Hilmi Yavuz’u başkalarının yazdıkları üzerinde konuşan biri olarak nitelemesi Hilmi Yavuz’un atıf yapma alışkanlığından olsa gerek.

Dücane Cündioğlu da; "Hilmi Yavuz gibi sahibi olmadığı bilgilerin sahibiymiş gibi görünmeyi iyi beceren ve fakat bu arada bildiği de yanıldığına yetmeyen bir zâtın...” diye başlayan cümlelerinden sonra Hilmi Yavuz’un malumat sahibi fakat cahil olduğunu söylemektedir.Yine belirtelim ki Cündioğlu başka bir konu vesilesiyle bunları söylemektedir. Ama biz yine Cündioğlu’unun Hilmi Yavuz’u çok atıf yapması yüzünden “sahibi olmadığı bilgilerin sahibi imiş gibi gördüğünü" nitelemesi yptığını sanıyoruz.[ii]

Hilmi Yavuz’un Zaman Gazetesinde yayınlanan şiirle ilgili 8 köşe yazısında  48 yabancı olmak üzere  81 kişiye atıf yapıldığı ya da bir vesileyle başkalarının adı geçtiğini tespit ettik. Bazı yazarlara birkaç yazıda atıf yapıldığını da belirtelim. . (Bkz. Ek 1)

Hilmi Yavuz’un diğer köşe yazılarında da çokça atıf var; ancak saymadık.
Hilmi Yavuz, şiirlerinde örtülü atıf yapmaktadır. Bu konuyu biz tespit etmedik. Kendi ifadelerinden öğrendik:

''Behçet Necatigil ' in '''Şiir geçmişe atıflarla ilerler''' sözü benim poetikamın temel koyucu argümanıdır (tezidir). Bir şiirin sahihliği (gerçekliği) onun içinde üretildiği toplumun zihniyet tarihiyle ilişkiliyse eğer , hem geçmişe atıfta bulunan bir gelenekselliği , hem de bugüne atıfta bulunan bir modernliği içermek zorundadır. Şirin geçmişe gönderme yaparak ilerlemesinin anlamı, bence budur.Sahihlik (gerçeklik) şiirde amaçladığım şey.'' [iii]  demektedir. Ayrıca atıf konusunda düşüncesini şöyle özetlemektedir:
"Eğer bir metin kendinden önce yazılmış bir başka metne olumlu-olumsuz, dolaylı-doğrudan atıfta bulunmuyorsa o metin edebi bir metin değildir. Dolayısıyla bugün artık hiç kimseden etkilenmemiş, tamamıyla özgün bir şair değerlendirmesi yüceltme değildir.Tam tersine böyle bir şey söz konusu olsa bile o metin için edebi değildir belirlemesi yapmak zorundayız."ıv

Hilmi Yavuz’un atıf yapma (gönderme, yönlendirme) alışkanlığı hakkında düşüncelerimizi de kısaca belirtelim:

  • Günümüzde az da bazı yazarların, başka kişilerin düşünce ve buluşlarını kaynak göstermeden kullandığı, açıkçası aşırdığı (intihal) düşünülürse Hilmi Yavuz’un atıflarının, çok da olsa yanlış bir tarafı, kınanacak bir tarafı olmadığı görülür.  Bunun için kendisine “Başkalarının yazıları üzerinden konuşan biri.” denilemez. Ayrıca “sahibi olmadığı bilgilerin sahibi gibi göründüğü" de söylenemez. Düşüncelerin asıl sahiplerini göstermemiş olsa yani atıf yapmamış olsa, işte o zaman  kınanabilirdi.
  • Bilimsel bir makale yazamamış olmak veya yazmamış olmak; bazı konuları bilememiş olmak da kınanamaz.
  • Atıfların okuyucuyu yönlendirme ve okumaya teşvik etme gibi işlevleri de olduğu hatırlanmalıdır. Yalnız şu kadarını söylemeden geçemeyeceğiz: Gazete okuyucuları için oldukça fazla olan bu atıflar sıkıcı olabilir. Metni anlamak şöyle durun sadece okumak bile insanı yorar. Bu gibi yazılar en az lise mezunu olanlar için yazılmalıdır. Zaten Hilmi Yavuz da, zaman zaman belirttiği üzere üniversitede verdiği dersler için aldığı notları halkın istifadesine de sunmaktadır. Bu da güzel bir şey. Keşke diğer hocalarımız da aynı çalışmayı gösterebilseler.
  • Kurallarına uymak koşuluyla atıf yapılması güzel bir alışkanlıktır, alışkanlıktan da öte yazıyı kuvvetlendirici, okuyucuyu yüreklendirici, yönlendirici, teşvik edici bir tutumdur.
  • Hilmi Yavuz’un atıfları, oldukça çok olmakla birlikte yerindedir ve yararlıdır.

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli




[iii] . http://erdemeraslan.blogcu.com/hilmi-yavuz/49516

ıv. http://www.sp.k12.tr/turkce/etkinlikler/2009-2010/sempozyum/2009-Siirimizin-Dunu-ve-Bugunu/Siirimizin-Dunu-ve-Bugunu

Ek: 01
Hilmi Yavuz’un köşe yazılarında atıflar

Lirik Şiir, Modernite ve ‘Sihirkâr Te’sir” (http://arsiv.zaman.com.tr/2003/04/30/yazarlar/hilmiyavuz.htm) başlıklı köşe yazısında atıf yapılan ve adı geçen  kişiler:
Paul Valéry
*
Charles Baudelaire
*
Jean-Paul Sartre
*
Paul de Man
*
Hugo Friedrich
*
Karlheinz Stier
*
Stéphane Mallarmé 

*
Edward W. Said
*
Alişanzade İsmail Hakkı Eldem
*
Ahmet Haşim
*
Enis Batur

*****
Lirizmin toplumsal kökenleri üzerine” (http://arsiv.zaman.com.tr/2003/11/12/yazarlar/hilmiyavuz.htm)
başlıklı köşe yazısında atıf yapılan ve adı geçen  kişiler:
Theodor W. Adorno
*
Hans Robert Jauss
*
Rainer Maria Rilke
*
Stéphane Mallarmé   
*
Bruce Mayo
*
Yahya Kemal Beyatlı
*
Ahmet Haşim

*****
Şiirin Felsefe, Dünya görüşü ve İdeoloji ile Olan İlişkisi Üzerine Değinmeler (1)” (http://arsiv.zaman.com.tr/2003/02/05/yazarlar/hilmiyavuz.htm) başlıklı köşe yazısında atıf yapılan ve adı geçen  kişiler:
Sokrates
*
Herakleitos
*
Parmenides
*
J.–J. Rousseau
*
Edmund Leach
*
Lévi–Strauss
*
Ahmet Hamdi Tanpınar
*
Bozoklu Akif Paşa
*
Hilmi Ziya Ülken
*****
Şiir ve düşünce” ( ) başlıklı köşe yazısında atıf yapılan ve adı geçen  kişiler:
Paul Valéry

*
Edgar Degas
*
Stéphane Mallarmé 
*
henri bremond
*
Nadia Juliette Boulangeɾ
*
Friedrich Nietzsche
*
Ahmet Haşim
*
Ahmet Hamdi Tanpınar

*
Melih Cevdet Anday
*
Necip Fazıl Kısakürek
*****
Şiir ve Mitos” (http://arsiv.zaman.com.tr/2003/01/01/yazarlar/hilmiyavuz.htm) başlıklı köşe yazısında atıf yapılan ve adı geçen  kişiler:
Ernest Cassirer
*
Johann Gottfried Herder
*
Friedrich Schelling
*
Adalbert Kuhn
*
Max Müller
*
Roman Jakobson
*
Friedrich Nietzsche
*
Behçet Necatigil
*
Tevfik Fikret
*
Yahya Kemal Beyatlı
*
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
*
Ahmet Hamdi Tanpınar
*
Zeki Ömer Defne
*
Mustafa Seyyit Sütüven
*
Salih Zeki Aktay
*
Melih Cevdet Anday
*
Oktay Rifat

*****
Tarih ve Şiir (1)” (http://arsiv.zaman.com.tr/2002/12/08/yazarlar/hilmiyavuz.htm) başlıklı köşe yazısında atıf yapılan ve adı geçen  kişiler:
György Lukacs
*
Lucien Goldmann
*
Pierre Macherey
*
Michel Zeraffa
*
Homeros
*
Moses Finley
*
Michel Foucault
*
George Grote
*
Heinrich Schliemann
*
Guy Finley
*
Prof. Rhys Carpenter
*
Kemal Tahir
*
Nazım Hikmet
*
Mehmed Şerafeddin Yaltkaya

*****
Şiirsel Söz, Dil’le Kutsal Olan’ı Birleştirebilir mi?” (http://arsiv.zaman.com.tr/2002/09/18/yazarlar/hilmiyavuz.htm) başlıklı köşe yazısında atıf yapılan ve adı geçen  kişiler:
Martin Heidegger
*
Friedrich Hölderlin
*
Paul de Man
*
Prof. Seyyid Hüseyin Nasr
*
Adnan Arslan
*
Prof. Dr. Talat Koçyiğit
*
Zeyd bin Harise

*****
Divan şiiri ‘Halktan Kopuk’ bir şiir mi idi?” (http://arsiv.zaman.com.tr/2002/04/17/yazarlar/hilmiyavuz.htm) başlıklı köşe yazısında atıf yapılan ve adı geçen  kişiler:
Abdülbaki Gölpınarlı
*
Prof. Dr. Sabri Ülgener
*
Bağdad’lı Ruhi
*
Ziya Paşa
*
Ahmet Hamdi Tanpınar
*
Samim Kocagöz

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder