1 Temmuz 2015 Çarşamba

Hüzün ki en çok yakışandır bize (Hilmi Yavuz Albümleri)

Gömülü resim için kalıcı bağlantı



DİSK 1

1. Bakış Kuşu (1969)
2. Bedreddin Üzerine Şiirler (1975)
3. Doğu Şiirleri (1977)
4. Mustafa Subhi Üzerine Şiirleri (1980)
5. Yaz Şiirleri (1981)
6. Gizemli Şiirler (1984)
7. Zaman Şiirleri (1987)

DİSK 2

1. Söylenen Şiirleri (1989)
2. Ayna Şiirleri (1992)
3. Çöl Şiirleri (1996)
4. Akşam Şiirleri (1998)
5. Yolculuk Şiirleri (2001)
6. Hurufi Şiirleri (2004)
7. Kaybolmuş Şiirleri (2007)
8. Yara Şiirleri (2012)



Hilmi Yavuz’dan şiirler dinleyeceksiniz!



Hilmi Yavuz’dan şiirler



HİLMİ YAVUZ: “ŞİİRLERİMİ NİTELİKLİ OKURLAR İÇİN YAZIYORUM. CD İSE HERKES İÇİN…”
Hilmi Yavuz’un kendi şiirlerini seslendirdiği iki CD’lik albüm, Aşina Kitaplar’dan çıktı. 70’ten fazla şiiri içeren “Hüzün ki En Çok Yakışandır Bize” adlı albüm, Yavuz’un toplu şiirlerinin yer aldığı “Büyü’sün Yaz”ın özeti niteliğinde. Kendi şiirlerini ve sevdiği başka şiirleri sesli okumaktan hoşlandığını söyleyen Hilmi Yavuz, albümün hikâyesini ve kendisi için ne ifade ettiğini anlattı.            (ALİ ÇOLAK, 24 Haziran 2014 )
Şiir okumak sizde eski bir alışkanlık, ta lise yıllarından, şiir matinelerinden, öyle değil mi?
Evet, öyle! 1950’li yıllarının başlarında ben henüz Kabataş Erkek Lisesi’nde öğrenciyken, liseler arası edebiyat matinelerinde şiir okuduğumu hatırlıyorum. Bu matineler arasında belleğimde yer edeni, 7 Nisan 1954’te [bakın, tarihini de hatırlıyorum!] Çamlıca Kız Lisesi ile Kabataş Erkek Lisesi öğrencilerinin Çamlıca Kız Lisesi’nde yaptıkları edebiyat matinesidir. O matinede ben, Dünya Gazetesi Sanat Eki’nde yayımlanan ‘Hatırlayış’ adlı şiirimi ve Jacques Prévert’den çevirdiğim [daha doğrusu, ‘Türkçe söylediğim’!] ‘Sütlükahve’ şiirini -ki, okulda Behçet Necatigil’in yönetiminde çıkardığımız ‘Dönüm’ dergisinde yayımlanmıştı-, bir de Edip Cansever’in ‘Masa da Masaymış Ha’ şiirini okumuştum. Bu matinenin ayrıntılarını, Can Bahadır Yüce’yle yaptığımız ‘Şiirim Gibi Yaşadım’ başlıklı nehir söyleşimizde anlatmıştım. Okuma tarzım konusunda Hoca’dan nasıl fırça yediğimi de…
Kendi şiirlerinizi okumayı seviyorsunuz…
Sadece kendi şiirlerimi değil, sevdiğim başka şiirleri de!
Peki şiir sesli okunmak için midir, sessiz yani gözle okunmak için mi?
Ben kendi şiirim adına konuşayım: Bazı şiirlerim yüksek sesle okunmalıdır, diye düşünürüm;- bazı şiirlerim de alçak sesle…
Daha önce okuduğunuz şiirler vardı. Belgesellerde de yer aldı. Fakat bu kapsamda bir albüm hazırlama fikri nasıl oluştu, siz mi istediniz?
‘Hüzün ki En Çok Yakışandır Bize’ düşüncesi, Ankara’lı çok sevgili dostlarım Nihal ve Ali Kemaloğlu’na ait. 2004 yılından başlayarak Ankara’da ‘Arjantin Felsefe Grubu’nda yaptığım seminerler, Kemaloğlu’larla yakınlığımızı pekiştirdi. Dolayısıyla, bir sohbetimizde, benim sesimle şiirlerimden oluşan bir CD yapma düşüncesi onlardan geldi.
Ne kadar zamanda hazırlandı albüm, kaç şiir okudunuz ve şiirleri neye göre seçtiniz: ses mi, anlam mı, hatıra mı?…
Albümün hazırlanması epey bir zaman aldı. Şiirlerin banda kaydedilmesi, uzun sayılabilecek aralıklarla mümkün olabildi. Doğallıkla şiirlere arkaplan müziklerin seçimi, izinler ve tahmin edebileceğiniz bazı teknik sebepler yüzünden, bir hayli de gecikti… Aslına bakarsanız, şiirlerin seçiminde herhangi bir kriter uyguladığımı söyleyemem. Saymadım ama sanırın 70’e yakın şiirim var bu albümde… Bu şiirlerin tamamının belli bir kritere göre seçilmesi de söz konusu olamazdı elbet…
Müzikler kimin seçimi? Yaz Şiirleri’nde Sultanîyegâh Peşrevi, Gizemli Şiirler’de Beyâti Peşrevi… Niye Batılı müzikler kullanılmadı mesela?
Müzikleri, benim tercihlerim doğrultusunda sevgili Mehmet  Kemaloğlu seçti. Mehmet, Nihal ve Ali Kemaloğlu’nun oğulları. Ciddi bir müzik eğitimi almış olan mükemmel bir bir ses mühendisi… Şiirlerim, klasik Türk musıkısinin arkaplanı üzerine okumak istedim;-nedense!
Bu iki CD’lik albüm, adeta “Büyü’sün Yaz”ın özeti… Hilmi Yavuz külliyatı içerisinde bu albümün yeri ne olacak?
Çok doğru bir tespit. ‘Büyü’sün Yaz!’ın [Toplu Şiirler] bir özeti gibi. Bu albümün, ‘Hilmi Yavuz Külliyatı’ içinde, şiirlerimden sevgili Gönül Paçacı’nın bestelediği, İnci Çayırlı hanımefendinin okudukları ‘Sevda Derinlerdedir’ CD’siyle birlikte, ayrı bir yeri olacaktır, diye düşünüyorum. ‘Sevda Derinlerdedir’, yayımlanalı neredeyse 20 yıl oldu. O CD’de de, bestelenen şiirleri ben okumuştum… Gönül Paçacı kardeşim, ‘Sevda Derinlerdedir’den sonra da benden birkaç şiir besteledi. Yeni bir basım için arayış içindeyiz.
Sesli şiirin, toplumda şiirin sevilip yaygınlaşmasına katkısı olur mu?
Olur, ya da daha doğrusu, oluyor, diye düşünüyorum. Nazım Hikmet’in, Orhan Veli’nin, Oktay Rifat’ın, Behçet Necatigil’in ve başkalarının kendi seslerinden şiir albümlerine ciddi talep olduğuna göre…
Kimin için bu albüm: Hilmi Yavuz’un kendi için mi, okurlar için mi, herkes için mi?
Şiirlerimi nitelikli okurlar için yazıyorum. CD ise herkes için…
Kendi şiirini güzel okuyabilen şairlerin az olduğu söylenir; siz kendinizden başka, kimi veya kimleri beğenirsiniz kendi şiirini okuyanlardan?
Öteden beri profesyonel tiyatro sanatçıları da dahil, şiirlerimin başkaları tarafından okunmalarından hiç hazzetmemişimdir. Sanki benim sesimden başka bir ses, şiirimdeki incelikleri kavrayıp ona göre okuyamazmış gibi gelir bana hep… Tiyatro sanatçıları, şiirin okunmak için değil, oynanmak için yazıldığını sanıyorlar çoğu kez…
Mesela Nazım şiirlerini çok kötü okuyor;-genellikle kelimelerin ikinci hecesine vurgu yapıyor,-ki fevkalâde yanlış! Yahya Kemal’in Rumeli ağzıyla okuduğu o güzelim şiirler berbad oluyor! Yahya Kemal’in, o müstesna güzellikteki ‘Erenköyü’nde Bahar’ şiirindeki ‘Hülya gibi hoş geçen zamanda’ dizesini ‘Ulya gibi oj geçen zemanda’ diye okuyuşu! Tahammülfersâ!
Attila İlhan’ın kendi şiirlerini iyi okuduğunu söyleyebilirim.
http://www.zaman.com.tr/kultur_hilmi-yavuzdan-siirler-dinleyeceksiniz_2226339.html
*

Kalbi olanın, hüznü de vardır

"Mesleğimiz hüzündür, meşrebimiz...
Derin yaprağı acıların ve küllerin
Akarsuyun alnında bir sırma kemerin
Kalb ve sevde işçiliğiyle
Dokuyup yere serdiği
Tütünü ve kuşatmayı
Bilenin ve bilmeyenin."

Devir, kalbî duyguların tükendiği bir devir. Artık insanlar sadece bitkisel yağlardan uzak durarak bitkisel yaşamdan korunabileceklerini sanıyorlar. Oysa kalp sadece biyolojik bir organ değil, insanın baştan ayağa kadar duruşunun da ifadesidir. Hüzün ise bir kalbe sahip olduğunu bilenlere mahsustur. Bir kalp, sadece kan değil duyguları da dağıtır tüm vücuda. İnsan kanla olduğu kadar, duygularıyla da yaşar. İşte tüm bunların farkında olan ruhlar için Hilmi Yavuz'un 1989 yılında Can Yayınları'ndan basılan ve şimdilerde bulunması biraz zor kitaplarından, toplu şiirlerini barındıran "Hüzün Ki En Çok Yakışandır Bize"yi önermek isterim.


"Hüzün ki en çok yakışandır bize

Belki de en çok anladığımız...
Biz ki sessiz ve yağız
Bir yazın yumağını çözerek

Ve ölümü bir kepenek gibi örtüp üstümüze..."

76. yaşını geride bırakan Hilmi Yavuz, acemisinden tecrübelisine tüm şairlerin bir ödev gibi okuması gereken şairlerden hiç şüphesiz. Bu eserinde daha önce "Bakış Kuşu", "Bedreddin Üzerine Şiirler", "Doğu Şiirleri", "Mustafa Suphi Üzerine Şiirler", "Yaz Şiirleri", "Gizemli Şiirler" ve "Zaman Şiirleri" adı altında kitap olarak yayınlanan tüm şiirlerini bulmak mümkün. Bulmak için biraz uğraşmanız gerekebilir, ancak hem kütüphaneniz hem de kalbiniz değerli bir eser sahibi olacaktır.

"Kalbim, sevdalara sığmayan kalbim
Bir dağı içeriyor geçerken..."


Hilmi Yavuz için "dil beğenisi en yüksek şairlerimizden biri" diyordu Cemal Süreya. Onun için "şiirini bilinçle yazan, bunun için de ne yaptığını bilen bir şair" diyen isim ise Fethi Naci idi. Adnan Binyazır ise son noktayı "şiir, bir dil olayı olduğuna göre, Türk şiirinin dilini yaratmada Hilmi Yavuz'un emekleri az değildir" diyerek koymuştu.

"Zaman, bendim!..
Ben şiiri bir yaz gününden öğrendim
Ve aşklar o ilk şiirden arta kalandı..."


Giderken şunu da söylemek isterim, Can Yayınları bu toplu şiirleri artık basmıyor. Lakin Yapı Kredi Yayınları, "Büyü'sün, Yaz!" adı altında Hilmi Yavuz'un toplu şiirlerini şubat 2006'dan beri basıyor. Kitap, eylül 2012'de 5.baskısı yapmıştı. Bilgilerinize diyor, bu kitapla birlikte kalbinize ve hüznünüze "edebi" anlamda da sahip çıkmanızı diliyorum.

Yağız Gönüler
http://ruhunakitap.blogspot.com.tr/2012/10/kalbi-olann-huznu-de-vardr.html

*

Hüzün Ki En Çok Yakışandır Bize

Hilmi Yavuz’un kendi şiirlerini seslendirdiği iki CD’lik albüm, Aşina Kitaplar’dan çıktı. 70’ten fazla şiiri içeren “Hüzün ki En Çok Yakışandır Bize” adlı albüm, Yavuz’un toplu şiirlerinin yer aldığı “Büyü’sün Yaz”ın özeti sayılabilir.
Maalesef ülkemizde şiirin daha çok ‘okuru’ değil, ‘dinleyici’si var. 1990’lardan itibaren “şiir yorumcusu” diye bir “tür”ün ortaya çıktığını biliyoruz. Ünlü şairlerin şiirlerini birçok tiyatro sanatçısı, ‘yorumcu’ seslendirdi. Şairlerin kendi şiirlerini okudukları albümler de yayımlandı. Nazım Hikmet, Necip Fazıl, Behçet Necatigil, Orhan Veli, Edip Cansever, Ahmed Arif, Attila İlhan, Erdem Bayazıt, İsmet Özel hemen ilk akla gelenler. Her şairin kendi şiirini iyi okuduğunu söylememiz mümkün değil. Şiirini iyi okuyan şaire örnek olarak hep Attila İlhan gösterilmiştir. Bu albümü dinledikten sonra bu sınıfa Hilmi Yavuz’u da katabiliriz. Albümü severek dinleyeceksiniz. Not: Sevgili okur! Siz yine de Hilmi Yavuz’un toplu şiirlerini (Büyüsün Yaz) -harflerini ve noktalama işaretlerini de görerek- okuyun. Çünkü okuyan kişi Hilmi Yavuz olsa bile metnin sesi insan sesinin içine hapsediliyor ve şiir zenginliğini yaşayamıyor.
http://www.aksiyon.com.tr/kultur-sanat/simdi-hilmi-yavuz-dan-siirler-dinleyeceksiniz_538827
*


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder