30 Ağustos 2015 Pazar

İlkyaz Devrimi / Oktay Akbal



İlkyaz geldi yine. Su yürüdü dallara. İnsanların içinde de çiçekler açar kimi zaman. 

Bir devrim doğar birden Düşlerdeki Lorelei elle tutulan bir varlık olur. 

Yanıbaşınızda, içinizde. Kendiliğinden, bunca düşlemenin doğal sonucu olarak. O özlemler, bıkkınlıklar, yaşama istekleri, bir şeyler yıkmak, değiştirmek tutkuları. İlkyaz devrimleridir bunlar. 

Doğaya yakın oluşumuzdan. Doğa oluşumuzdan. Bir bakıştan, bir izlenimden bir sevi yaratmak. Yıllar yılı beslemek o sevi çekirdeğini, koskoca bir çiçek bahçesi yapmak. Budur doğa olmak.’ 

İlkyaz Devrimi, edebiyatımızın ustalarından Oktay Akbal'in bir öyküler toplamı. Onun her zamanki şiirsel diliyle, içtenlikli, duyarlı anlatımıyla yine birbirinden güzel öyküler var bu kitapta. 

Oktay Akbal'in en belirgin özelliği, dilinin temizliği, netliği. Kısa, yalın cümlelerle kuruyor öykülerini. Yaşamı böylece daha derinden, daha yürekten anlatabildiğine inanıyor. 

Genellikle yaşadıklarından, deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı öyküleriyle, edebiyatımızın temel taylarından biridir Oktay Akbal.

http://www.kitapyurdu.com/kitap/ilkyaz-devrimi/30032.html

Fotoğraf 1


“Benimdi doğa. Kupkuru, sisli, sahipsiz. Uykuda bir doğaydı, öyle görünüyordu. îçten içe kaynıyordu oysa. Coşkusu derinlerde idi. Hep gizli gizli beslenir devrimler. Birden patlar. Doğa da her yılki gibi yaz devrimine hazırlanıyordu. Görünürde tam bir uyku, uyuşukluk hali. Devrimler, ne zaman nasıl patlak verir, bilin­mez. Beslenir beslenir kendi kendine, kimse görmez anlamaz. Şu kupkuru dalla­rın bir ay sonra çiçekleneceğini güçtür düşünmek.”

(İlk Yaz Devrimi)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder