29 Ağustos 2015 Cumartesi

Tarzan Öldü / Oktay Akbal




"Tarzan Öldü hikayesi, serüvenlerin yaşandığı çocukluk yıllarının özlemini dile getirir. Bir değişimdir, kişinin yaşamına engel olan. Her yeni gün, bir yeni kişiyi doğurur. Anılar, düşünceler kimi zaman sıralı, kimi zaman sırasız bağlanırlar birbirlerine... 

Bütün hikayeler boyunca yalınlığın şiiriyle yüklü bir anlatım alır götürür okuyucuyu kendi dününe... 

Düşler, özlemler, anılar üşüşür kafasına, değerlendirilir tek tek. Sonra bir tedirginlik kalır geriye. Yaşanmamış olmanın tedirginliği."

http://www.kitapyurdu.com/kitap/tarzan-oldu/47976.html
*


tarzan-oldu-oktay-akbal
Çağdaş öykümüzün yaşayan büyük ustası Oktay Akbal'ın elinizdeki kitapta yer alan öyküleri 60'lı yılların sonlarından 70'li yıllara uzanan süreçte yazılmış öyküler. Hemen hemen tümünde o yılların İstanbul'unu anlatıyor Akbal, daha çok da o İstanbul'un insanlarını... 


Gencinden yaşlısına; bakkalından küçük memuruna, öğrencisine; edebiyat heveslisinden köyden yeni gelenine.. büyük kentin küçük insanlarını bulacaksınız bu öykülerde. Onların sevinçlerini, coşkularını, hüzünlerini, düş kırıklıklarını paylaşacaksınız.


Okuyun Oktay Akbal'ın öykülerini.. Tadına varın onun yalın ama varsıl dilinin, anlatış ustalığının... Sadık Aslankara'nın da dediği gibi "güzel, içten, sıcak anlatılar bunlar. İster öykü, ister öykücük, ister deneme olarak okunsun, belirli bir değeri sürekli koruduğu gözleniyor hepsinin de."

Türkçe
252 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 20 cm 
İstanbul, 2010
ISBN : 9786055525118


http://www.idefix.com/kitap/tarzan-oldu-oktay-akbal/tanim.asp?sid=TUD8HNCN10SZBNVK0OPY
*



"Akbal, yeni kitabı Tarzan Öldü'de bu tür hikâyenin rakipsiz ustası ve temsilcisi iddiasını başarıyla sürdürüyor. Bir eleştirmenin deyişiyle: 'tekeline aldığı bir alanın tek ustası'... Tarzan Öldü, Akbal'ın aynı düzeydeki ustalığını sürdürdüğü bir öyküler toplamı... Akbal, anıların ve duyguların insan yaşamını biçimlemedeki etkinliğini en derinden duyan yazarlardan biri." 
DOĞAN HIZLAN

"Tarzan Öldü hikâyesi, serüvenlerin yaşandığı çocukluk yıllarının özlemini dile getirir. Bir değişimdir, kişinin yaşamına engel olan. Her yeni gün, bir yeni kişiyi doğurur. 

Anılar, düşünceler kimi zaman sıralı, kimi zaman sırasız bağlanırlar birbirlerine... 

Bütün hikâyeler boyunca yalınlığın şiiriyle yüklü bir anlatım alır götürür okuyucuyu kendi dününe...

Düşler, özlemler, anılar üşüşür kafasına, değerlendirilir tek tek. Sonra bir tedirginlik kalır geriye. Yaşanmamış olmanın tedirginliği."
http://www.kitapsihirbazi.com/kitap/tarzan-oldu-p369415.html

*

“En çok ön sıraya otururdu. Önden filim daha iyi görülürmüş. Tek başına gider yerleşirdi orta sandalyeye. “Tarzan bana sesleniyor. Gel ormanıma diyor. Göz kırpıyor ama siz görmüyorsunuz. ” derdi. Düşleri buydu. Hep Tarzan’ı bulmak ve o ormanda yaşamak. Hiç değilse Tarzan filimlerinde oynamak. Yamyam rolüne olsun. Ama kötülerin yanında değil. Tarzan’dan yana bir vahşi. Onu kurtarsın, ip­lerini çözsün. ” 

(Tarzan Öldü hikâyesinden)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder