4 Eylül 2015 Cuma

Bir de Simit Ağacı Olsaydı / Oktay Akbal





“O çocuğu düşündüm, gazetenin armağanı olan Fenerbahçe bayrağını cama yapıştıran o çocuğu… Ben olabilir miydim? Bir an içinde yarım yüzyıl öncesinden çıkıp gelebilir miydi o çocuk? Kişinin içinde sürgit yaşar mı eski zamanların in­sanim? Bir insan hangi yaşta olursa olsun, çocukluğunun, gençliğinin bir parça­sını koruyabilir mi yılların karmaşasında?”


(Otuzlu Yılların Çocuğu; Deneme, Bir de Simit Ağacı Olaydı, s. 103)




Akbal’ın 1990 yılında yayınlanan deneme kitabı “Bir de Simit Ağacı Olaydı” hakkında Muzaffer Buyrukçu’nun yaptığı değerlendirme onun diğer eserleri için de geçerlidir


“Oktay Akbal eski bir İstanbulludur. Ve bu nedenle 1930’lann, 1940’lann bo­zulmamış İstanbul’unda kendinden ve yakınlarından, arkadaşlarından, dostların­dan kalan hâzineleri arar. “Anılar kuşlar gibi konacak dal arar” dizesini yaratan Oktay Rıfat’ın uyarısıyla anılarım daldan dala kondurur. Fatih’te, sinemalar eğ­lenceler semti Şehzadebaşı’nda, Cağaloğlu’nda, Sait Faik’in İstiklâl Caddesi’nde, Beyoğlu’nun renkler, coşkular ve cümbüşler merkezi Çiçek Pasajı’nda dolaştırır. Okurlarına dünle bugünü tanıklıklarını, duygusal birikimlerini, farklılıklarını, hangi odakta birleşip, hangi odakta ayrıldıklarını gösterir. Canlandırır ve yaşatır. Ama bugüne göre kişiyi daha az yıpratan, daha az soysuzlaştıran, daha az pislik­lere bulayan dünü sevgiyle özlemle anlatır ve bugünün karmaşasından, bugünün rezilliğinden kaçmak ister.”

http://www.kimdirhayatieserleri.com/oktay-akbal-kimdir-hayati-ve-eserleri.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder