4 Eylül 2015 Cuma

Hey Vapurlar, Trenler / Oktay Akbal



“Hey! Vapurlar, trenler beni burdan götürün” der Baudelaire bir şiirinde... Dolmuş, otobüs, minibüs duraklarında taşıt beklerken hep bu dizeyi mırıldanırım. Upuzun kuyruklarda insanlar dururlar sessizce. Başkaldırma diye bir şey yoktur onlar için. Boyun eğmişler yazgılarına. Bir otobüs gelecek onları alıp götürecek eninde sonunda, ya da bir minibüs fırtına gibi yanaşıp bir bir toplayacak yolcuları, belki de iyiliksever bir dolmuş.”
http://www.kitapkeyfim.com.tr/13038_u-hey!-vapurlar-trenler---.aspx
*

Akbal’ın bu dönemdeki öykülerinde toplumsal dekor “doğallığını”, “otantikliğini” korumaktadır. Buradaki vapurlar, tramvaylar, "caz plağının sesi", balıkçı motorları, mavnalar aslında yazarın daha sonra özlemini çekeceği mekânlardır. Çünkü özellikle “Hey Vapurlar, Trenler “adlı öyküsündeki toplumsal çevre tamamen değişmiş ve Akbal iyice nostaljik konumuna düşmüştür.  

(Cumhur Aslan)

*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder