3 Eylül 2015 Perşembe

Hiroşimalı Masahi Nii / Oktay Akbal



Hiroşima, 6 Ağustos 1945 Dünya’nın yaşayabileceği en büyük ayıp..
“sene 45 mevsim yazdı
gökyüzünde lanet vardı
uyumuştu tüm çocuklar
güneş bile utanmıştı
çok uzakta bir ülkede
yıllar yıllar önce
kuşatılmıştı insanlar, karanlığın nefesiyle
susmuştu bütün şarkılar, bu utanç yağmuruyla
solmuştu butun çiçekler kan kırmızı topraklarda
sene 45 mevsim yazdı
gökyüzünde lanet vardı
uyumuştu tüm çocuklar
güneş bile utanmıştı”
http://blog.onurpay.com/2007/08/05/hirosima-6-agustos-1945-dunyanin-yasayabilecegi-en-buyuk-ayip.html
*
*

Japonya'ya atom bombası atıldığında 2 yaşında olan bir kız, 12 yaşına geldiğinde maruz kaldığı radyasyon nedeniyle kansere yakalanmış. Savaşta öksüz ve yetim kalan zavallıcık hastaneye yatırılmış. Ama durumu ümitsizmiş.

Hastanedeki tüm doktorlar, küçük kızın ölümü için gün sayarken, küçük Japon kızı hayat doluymuş. Koridorlarda koşuyor, oynuyor ve diğer hastalara yardım ediyormuş. Hastaların arasında en sevdiği kişi ise 80 yaşlarında, kendisi gibi kanser olan yaşlı bir kadınmış. Küçük Japon kızı, ölüm döşeğindeki bu yaşlı kadını hiç yalnız bırakmamış. Kadın ölmeden hemen önce "Benim için çok geç ama, bizim inanışımıza göre; eğer bir kişi kağıttan 1000 tane turna kuşu yaparsa, her istediği kabul oluyor. Ben yapamadım, sen yap ve kurtul" demiş ve son nefesini vermiş.

Küçük Japon kızı çok üzülmüş ama hayatta kalma arzusuyla geleneksel Japon sanatı olan origamiyle kağıtan turna kuşları yapmaya başlamış. Neşe içinde çalıştığından ilk başlarda çok hızlı yapıyormuş. 1000 tane turna kuşu yapması işten bile değilmiş. Ama sağlığı da hızla bozuluyormuş. Bu hazin öykü önce yerel, sonra da uluslararası basında yer almış. Dünyanın dört bir yanından insanlar kıza, binlerce turna kuşu göndermeye başlamış.

Ama küçük Japon kızı, haberler basında çıktığında elini kıpırdatamaz hale gelmiş. Hayatta son saatlerini 637. kuşu yaparak geçirmiş. Kuşu bitirmiş, gözleri kapanırken hemşireler ve hastabakıcılar, postadan çıkan yüzlerce origami kuşuyla odasına girmişler. Ama küçük Japon kızı yüzünde bir tebessüm yatağında cansız yatıyormuş. Postacılar aylarca kağıttan turna kuşu taşımışlar hastaneye. Sayısı milyonlara ulaşan turna kuşları Japonya'da bir müzede sergileniyor.
http://forum.memurlar.net/konu/697042/
*

Hiroşimalı Masahi Nii:
Kağıttan bir kuş deildi Hiraoşima'nın üstünde uçan.Çelikten bir devdi.Hosokawa'nın kağıttan yaptığı 673 turna kuşuna hiç benzemiordu.Ne bilsin Hosokawa onu?Hiroşima nın bombalanmasından 4 yıl sonra doğmuş.Gene de kurtaramadı kendini 6 Ağustos 1945 sabahının etkisinden...16'sındaydı,kurtulmaz bir derdin eline düştüğünde.Tarifsiz ıstırap çekiyorsu.Annesi 4 köşe kağıtlardan bir tane turna kuşu yaparsa acılarının idneceğini sölemişti.Hosokawa başladı turna kuşalrını yapmaya.Günler günleri kovaladı,kağıttan kuşlar yan yana sıralandı.Acıları dinmiş miydi?Bilen yok ama bir umut,bir düş sarmıştı kızı.Yaşamak isteği,acıları hafifletiyordu belki de.673 tane turna kuşu yapabildi genç kız.674.nün sırtına binerek uçtu gitti dünyamızdan...

Bertrand Russel der ki "Hiroşime ve Nagazakiye atılan 2 atom bombasından dünya hiç de umulan dersi almamış gibi görünüyor.Bu işin kurbanları,anılarında söyledikleri gibi gerçekten de dehşet içindedirler ve nükleer felaketlere engel olmak için bir yol bulunacağı umudunu taşımaktadırlar.Dünyamızda böyle düşünmeyenler de pek çok,atom bombasının az bile geldiğine karar verildi.Dünyanın en güçlü ülkeleri,atom bombası yerine bundan bin beter hidrojen bombasını kellanmaya,2 kent yerine kendilerini de içine alan bir çok ülkenin hakkını yeryüzünden silip süpürmeye karar verdiler"...

"Atom Bombası Çocukları"kitabını karıştırıyorum.6 Ağustos 1945 gününü yaşayan çocuklar anılarını anlatmışlar.İşte bir kız Miyeko hara,bakın ne diyor:"Atom bombası!Sözünü bile etmek istemiyorum.Tiksiniyorum.Üstelik,bu kelimeyi hayatımın sonuna kadar unutmayacağım.Ağzıma almak istemediğim bu kelimeyi...Gece gündüz bu kelimeyi duymak...Ne işkence.Bu hãlimle niçin yaşıyorum hãlã.Rüyasız,umutsuz."

Rüyasız,umutsuz kalan Miyeko,"Ne kimse duysun istiyorum ne kimse okusun.Bu küçücük kalbime gömmek istiyorum herşeyi."demiş.Acılar,yaşayanlar içindir yalnız.Bir acıyaya,bir ıstıraba seyirci kalanlar o acıyı,o ıstırabı anlayamazlar.Bir Miyeko'nun ,bir Hosokawa'nın "dram"ları ne sözle ne yazıyla anlatılabilir!Böyle şeyler "duyulur" ancak.Bir Hiroşima bombrdımanında çeyrek milyon insanın yok olması,radyasyon etkisinin yıllarca sürüp gitmesi aklın sınırlarını aşan bir şeydir.İnsanın yetenekleri yetmez böyle bir şeyi kavramaya.Belirli bir acıyı,belirli bir ıstırabı anlayabiliriz biz.Daha önceki deneylerimize,anılarımızda yer alan izlenimlerimize ya da atalarımızdan bize gelen gizli ilintilere dayanan bir şeydir bunlar.Ama Hiroşima gerçeğini anlayabilmek zor.Anlayabilsek bunun gerçeğine,anlamına varabilsek yeni yeni Hiroşimaları yaratmak yolunda ilerler miydik?
Hiroşimalı Masahi Nii satmış malını mülkünü,binmiş arabasına dünyayı dolaşıyor,Hiroşima olayına ait sergiler açıyor,konuşmalar yapıyor.Atom tehlikesini olağanca derinliğiyle duyurmak istiyor dünya insanlarına...
Oktay AKBAL
http://dersmatik.yetkin-forum.com/t200-hirosimal-masahi-nii-konu-anlatm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder