3 Eylül 2015 Perşembe

Kırmızı Yoyo / Oktay Akbal

Köprü Kitaplar 12 - Kırmızı Yoyo

Gazeteci, yazar Oktay Akbal'ın çocukluk anılarıyla örülmüş öyküler geçmişi günümüze taşıyor! 

Usta yazar Oktay Akbal'ın , duyarlı ve samimi anlatımını, şiirsel dilini sergileyen öykü seçkisinde, edebiyat ve yaşam iç içe. 2010 Memet Fuat Yayıncılık Ödülü'yle taçlanan Köprü Kitaplar'ın 12. kitabı olarak yayımlanan seçkinin her öyküsünde okur, hem Oktay Akbal'a hem de İstanbul'a biraz daha yakınlaşıyor. 
Yaşamdan çok renkli kesitler sunan, umut, endişe, özlem, ilkgençlik heyecanları ve aşkla, sevgiyle örülü öyküler, duru diliyle her yaştan okur için. 

Kitapta yer alan 16 öykü: Bir Araba Karpuz, O Haziran Günü, Lunapark, Turgut'u Örnek Alsak, Son Taş Kavgası, Kırmızı Yoyo, Yabancı Okulda, 1935'te Bir Akşam, Bizans Definesi, Dağınık Anılar, İlkgençlik Sevdaları, Hayri Bey'li Üsküdar, Kara Önlükler, Tarzan Öldü, Lokomotifler, Bir Sabahtı. 

Semih Gümüş: "Oktay Akbal, bizim edebiyatımızda öykü deyince akla ilk gelen yazarlardandır. Yetmiş yıl boyunca gazetesindeki köşesinde sayısız yazı yazdı, ama her zaman önce öykücü olarak kaldı... Genç yazarların ve yazar adaylarının öncelikle okuması gereken yazarlar arasında Oktay Akbal'ı hep anmamın nedenleri bunlar. 

Türkçe'nin bir edebiyat dili olarak güzelliğini, dilin yalın halinin de ne denli zengin olabileceğini, gerçek hayatın nelerinin anlatılmaya değer olduğunu görmek için, sağlam bir denektaşıdır o. Kırmızı Yoyo, genç okurlarının damağında bıraktığı tadın yanında, bana kalırsa, yazma isteği de uyandırabilir." 

http://www.babil.com/urun/kopru-kitaplar-12-kirmizi-yoyo-kitabi-oktay-akbal#description
*
Oktay Akbal edebiyatımızın doruktaki yazarlarından. O, öyküleri yanı sıra, roman, deneme, köşeyazısı, çeviri, anı türlerindeki yapıtlarıyla da çağdaş Türk edebiyatımızın büyük ustaları arasındadır.   
“Kırmızı Yoyo” adlı çocuk öyküleri kitabı, 16 öyküden oluşuyor.  Kitabın adını taşıyan “Kırmızı Yoyo” da bu öykülerden biri. Yoyo, 1930’lu yıllarda herkesin oynadığı bir oyunmuş. Herkesin cebinde bir yoyo oyuncağı varmış ve çıkarırlarmış oynamaya, bir yandan da, “Atarlar seni öne. Gelirsin döne döne” diye çığlık atarlarmış… Yazar anlatıcı olarak bunu özlemle dile getiriyor. 
Öyküde yazarın anlattığına göre, bu oyunun oyuncağı, içinden bir ip geçirilmiş, yuvarlak yassı bir tahta parçasından oluşuyor. Günümüzdekiler ise, YouTube’da yer alan videolara bakılırsa, plastikten.  Çapı 5-6 cm olan bir küre düşünün. Bunu tam ortasından ikiye bölün. İki yarımküreyi kutup noktalarından birbirine yapıştırın. Ortasına 1 metre kadar bir ip bağlayın. İşte size bir oyuncak.  İpi ortaparmağı saracak kadar bir yuvarlıkla düğümleyip parmağınıza geçirin.
Yoyo oyunu, ip sarılıyken oyuncağın yere paralel biçimde ileri atılması, ipin boyu kadar ileri gitmesi, ip sonuna gelince de vardığı noktadan geri dönüp gittiği gibi geri gelmesiyle oynanıyor. Bu yere dik olarak da oynanabiliyor. İkinci bir oynanış biçimine ise, sarmaşık adı veriliyor. İki el yardımıyla oynanıyor, parmaklardan geçirilip çeşitli el figürleri yapılarak gerçekleştiriliyor.
Kırmızı Yoyo öyküsünde anlatılan konuya dönelim.  Öykünün kahramanı hastalandığı bir gün, tatile giden doktoru yerine muayene için başka bir doktor eve geliyor. Ama o ille de kendi doktorunu istiyor, babası ona akşam gelirken kırmızı yoyo alıyor. Yoyoyu o kadar anlatıyor ki, o da onu seviyor. Babası diyor ki, bu yoyolardan öyle bir yoyo var ki, Kırmızı Yoyo, Japonya’dan gelmiş, sadece on taneymiş, ıslık çalıyor şarkı söylüyormuş, sana o Kırmızı Yoyo’dan da bir tane alacağım diyor. Gece düşlerine giriyor. Onunla konuşuyor. Ertesi gün kendi doktoru gelip iyileştikten sonra bir yandan da yoyoyla oynamaya başlıyor. Ama asıl beklediği ıslık çalan, şarkı söyleyen Kırmızı Yoyo. Babası bu verdiği sözü unutsa da o hatırlatıyor. Sonunda bir gün, babası getirdiği paketi veriyor. Gelen pakette yoyo var, ama beklediği ıslık çalan, şarkı söyleyen Osakalı Kırmızı Yoyo değil! Çok üzülüyor.
Kırmızı Yoyo’ya tutkusunun anlatıldığı bu öykü gibi öteki öyküler de yazarın çocukluğundan süzülüp gelen yaşanmışlıklarla dolu. Çocuk dünyasında geçmişle günümüzü karşılaştıran öyküler. Eleştirmen Semih Gümüş’ün editörlüğünde hazırlanan Günışığı Kitaplığı’nın Köprü Kitaplar dizisinde yer alıyor.
Basından Alıntılar
Oktay Akbal'ı yeniden okuyun. İyi yazarları zaman zaman yeniden okumak gerekiyor. Bu kitaplar, edebî ustalıkların eskimediğini, edebiyat tarihine geçenlerin, bugün de okunduğunu gösteriyor. İyi yazarlar, eskimezler. Her kuşak onlardan yeni edebî tadlar edinir.   
Doğan Hızlan,  Hürriyet
*
Yaşamını sanatın içinde tüketmiş olan bir yazarımızdır Oktay Akbal! Cumhuriyetimizle yaşıttır, Cumhuriyetin ilanından altı ay dokuz gün önce doğmuştur... Ama sanki doğum öncesi Türkiyesi'nin bütün acılarını, bütün sıkıntılarını yüreğine toplayarak düşmüştür yaşam yoluna!.. Kendini bu yolda adamıştır dersek hiç de abartmamış oluruz... 
Nadir Gezer, Cumhuriyet Kitap
*
Oktay Akbal'ın okurları bilir. O, her yazısında önce sizi kendi dünyasında gezdirir. Bu gezide ele alacağı güncel soruna dikkat çekerek başlar, ardından elinizden tutar, düşüncelerinizden yakalar, geçmişe bir yolculuk yaptırır, biraz sarsar, sonra yüzünüze bir avuç soğuk su serperek, sizi uyandırır, yeniden o gerçeğin içine bırakıverir.  
Hikmet Altınkaynak, Cumhuriyet Kitap
*
Oktay Akbal, modern romanımızı yapılandıran az sayıdaki yazarımızdan biri. Batı biçemli romanın bizdeki en temel örneklerinden, öncülerinden sayılabilir bu nedenle Akbal. Birey yalnızlığı, yabancılığı, mutsuzluğu, derinlerdeki kaygı, ama yine de iyimser yanıyla önemli konumda bir romancımız o.  
M. Sadık Aslankara, Cumhuriyet Kitap 
*
Kırmızı Yoyo’daki öyküleri okurken, günlük hayatımızın parçaları bizden başkasınca anlatılıyor gibi gelecektir bize. Belki eski zamanlar da var bu öyküler içinde. O eski zamanların anıları gibi. Yanıltmasın bizi. Gerçekten yaşadıklarımız, öyküye girmeye başladığında gerçek olmaktan çıktığı gibi, anılarımızın da üstüne çıkmaya başlar. Onlar, artık usta bir yazarın hemen yazılabilirmiş gibi duran, ama elbette yazılması çok güç öyküleridir.    
Semih Gümüş, ‘ Anıtsal Bir Öykücü ‘, Kırmızı Yoyo
http://www.onkagency.com/vestige/view/literary/kirmizi-yoyo-oktay-akbal/3450
*




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder