7 Eylül 2015 Pazartesi

Oktay Akbal'ın çevirileri


Oktay Akbal, birçok değerli dünya edebiyatı eserini de Türkçe’ye çevirmiştir. Bununla ilgi Akbal şöyle der:
“Gençliğimde pek çok kitap çevirdim. Camus’dan, Sartre’a, Kessel’den, Seminon’a daha başkalarına. Çeviri yapan kişi her şeyden önce kendi dilini en ince ayrıntılarına kadar bilmelidir. Bir Latin atasözü “Çevirici bir haindir” der. Özellikle şiir çevirileri apayrı bir nitelik ister, çevirenin şair olmasını.”
http://www.leblebitozu.com/turk-edebiyatinin-koca-cinari-oktay-akbaldan-alintilar/
*
GİZLİ OTURUM JEAN PAUL SARTRE AOKTAY AKBAL
Gizli Oturum. Çeviri : Oktay Akbal

Yazarı: Jean Paul Sartre 
Çeviren: Oktay Akbal 
Hazırlayan: 
Yayınevi: MEB 
Yayın Yeri: İstanbul 
ISBN NO: 
Yayın Yılı: 1951 


Yeşil Mumya


Yeşil Mumya

Bu kitabı dilimize kazandıran Oktay Akbal, çocuklar ve büyüklere sesleniyor:
"Yeşil Mumya, ilginç bir serüvendir. Bilgi veren, heyecanlı anlar yaşatan, piramitlerin, mumyaların gizlerinde gezdiren, öğreten, uyaran...
Siz de okuyun; yalnız çocuğunuz için değil, kendiniz için de...
Bir serüvende yaşamanın tadını duyacaksınız..."


http://www.kitapyurdu.com/kitap/yesil-mumya/150643.html&manufacturer_id=12143




Yürüyen Şato
; Çeviren: 
Yayın Evi: İthaki Yayınları;
Kategorisi: Edebiyat, Gençlik Edebiyatı


Hayao Miyazaki'nin Oscar adayı olan animasyon filmi Yürüyen Şato'nun asıl hikâyesi...Diana Wynne Jones'un usta kaleminden çıkan eğlenceli, macera ve sürprizlerle dolu olağanüstü bir roman... 

Sophie Hatter üç kız kardeşin en büyüğü olmak gibi kara bir talihe sahiptir, öyle ki kısmetini aramak için evinden bile ayrılamamaktadır. Ancak farkında olmadan Çöl Cadısı'nın hiddetini üstüne çektiğinde, korkunç bir büyünün etkisi altında kalır: 

O artık yaşlı bir hanımdır. Bu berbat durumdan kurtulmasının tek yolu, tepelerde durmadan hareket eden bir şatodan, Büyücü Howl'un şatosundan geçmektedir. 
Sophie büyünün bozulmasını sağlamak için, kalpsiz Howl'la başa çıkmaya, bir ateş ciniyle pazarlık yapmaya ve Çöl Cadısı'yla karşı karşıya gelmeye mecburdur. Bu macera sırasında Howl'un ve kendisinin- bilinmeyen ve olağanüstü yanlarını keşfedecektir.

"Mizah, büyü ve aşkın muhteşem bir karışımı." Publishers Weekly Diana Wynne Jones son kırk yılın en iyi çocuk kitabı yazarı.

(Tanıtım Bülteninden) 

http://kitap.antoloji.com/yuruyen-sato-kitabi/
*



VEBA-ALBERT CAMUS - OKTAY AKBAL

Yorumlardan alıntılar:

sabah gazetesinin fi tarihinde çıkardığı nobelli yazar serisinde oktay akbal çevirisiyle yer alır. bana kalırsa ya bu çeviri gerçekten çok kötüdür ya da yazar kısa cümleler kurmayı çok sevmektedir.
*
albert camus un varoluşçuluk felsefesi bir romanda ancak bukadar kusursuz anlatılabilir dediğim harika romanı.camus gözlemsel yeteneğinin zirvesinde bir fotoğraf atar önümüze.194. lı yıllarda cezayir in oran şehrinde yaşanan veba salgınını anlatmaktadır.

camus kitapta 194. lı yıllar diyerek 10 yıllık bir sallantı dönemi işaret ederek kesin bir tarihi vermeyerek ve aslında hayatın üzerimize vergi işleri dediği büyük kahramanlıkları sıradan anlatması insanların o gün havanın kapalı olması ile bile ne kadar huzursuz olacağının arasındaki nutaralist karamsar anlatımsallıkla anlamsız bağlamaları mükemmel kurgulamıştır.

aslında sadece la peste nin bile ana kurgusu anlandığı takdirde camus baba için intiharın kaçınılmaz son olduğunu şiddele göreceksinizdir.

*
camus'nün existansiyalist romanı. türkçesi "veba"dır.

doğadan kopmuş, denize sırtını dönmüş basit vir cezayir şehri, adı oran. sıradan bir şehir, diğerlerinden hiç bir farkı, hiç bir ayırt edici özelliği bulunmayan bir liman kenti. burada insanlar sürekli çalışıyor, kendi sıradanlıkları içinde alışkanlıklarıyla yaşıyorlar. küçük uğraşlarının, eğlencelerinin bile belli bir saati var. burada hasta olmak çok zor, çünkü herkes kendi derdinde. baharın geldiği pazarlarda satılan çiçeklerden anlaşılıyor. ve bir gün bu kentte fareler ölmeye başlıyor ve fareleri insanlar takip ediyor. veba salgını tüm kenti sarıyor. şehir karantinaya alınıyor. insanların zaten içinde bulundukları yalnızlık haline bir de hapsolmuşluk ve sürgün hisleri ekleniyor. şehre gelmiş bulunup, orda kalmak zorunda kalanlar, eşi dostu , sevdiği şehrin dışında kalmış olanlar... bu noktadan sonra nerde doğmuş olursa olsun, herkes orenlı oluyor. ortak bir kader bekliyor onları. ve insanlar zaten özgür olmadıklarını ancak "veba" gibi bir durumda anlıyorlar. yoğun uğraş, önlem ve tedavi denemelerinin sonucunda veba yeniliyor. ama kitabın anlatıcısı ve baş karakterlerinden biri olan doktor rieux bunun bir zafer değil, yalnızca bir tanıklıklık olduğunu söylüyor. nitekim oran'da veba salgını bitmiş olsa da, veba hastalığı dünyadan kalkmış olmayacak ve kimbilir bu her şehir gibi olan oran'da daha ne gibi vebalar olacak?

aslında kitabın özünde bir isyan ve ayaklanma vardır. camus, hayatın absürdlüğü karşısında, insanların yersiz yakarışlarına cevap vermeyen dünyaya yenilmeyerek mücadeleye devam etmek gerektiğini anlatır. bunu camus'nün le myth de sisyphe'nde de görürüz.

*
felaketlerin insanların başına gelmeden evvel, onlar tarafından ne kadar boş ve uzak bir şey olarak görüldüğünü ve hayat denen şeyin altında yatan temel hiçliği insanın yüzüne tokat gibi çarpan başyapıttır. 

insan hep yumurta bir tarafına dayanınca bir şeyleri anlamaya meyilli ne yazık ki. ve işte tam burada üstadın düşüş isimli eserinin son cümlesiyle trajik bir bağlantı var... ne yaparsak yapalım, ne yaşarsak yaşayalım, ölüm denilen kaçınılmaz gelip kapımıza dayandığı zaman hep yapacak bir şeyler bulacaktır insanoğlu. her zaman bir şeyleri yapmak için hep geç olacak... "çok şükür ki öyle..." der üstad. işte bu eserde de bunun altını çizmekte üstad. 

yaşama güdüsü insanın kendini öldürme güdüsünden hep daha kuvvetlidir. ama burada bir karmaşa olmasın, yaşama güdüsü, ölüm mefhumundan ya da gerçeğinden daha kuvvetli değildir kesinlikle. 

"hastahane kadroları için gerekli memurlar yoktu. fakat kaba işlerde çalıştırılacak adam kolaylıkla bulunuyordu. bu andan sonra sefaletin korkudan daha kuvvetli olduğu görüldü, çünkü tehlikesine rağmen çalışarak para kazanmak daima mümkündü..." (veba-albert camus, varlık yayınları, 1960)


https://tr.instela.com/la-peste--306448
*




ÇÖL MENEKŞESİ - Violette


Yazarı: JOSEOH KESSEL 
Çeviren: OKTAY AKBAL 
Hazırlayan: 

Yayınevi: KOZA YAYINLARI 
Yayın Yeri: İSTANBUL 
ISBN NO: 
Yayın Yılı: 1973 


http://www.nadirkitap.com/col-meneksesi-violette-joseoh-kessel-kitap1496017.html
*


Fotoğraf 1

SİYASİ TARİH


Yazarı: LOUIS DALLOT 
Çeviren: OKTAY AKBAL 
Hazırlayan: 

Yayınevi: K KİTAPÇILIK LTD 
Yayın Yeri: 
ISBN NO: 
Yayın Yılı: 1966 

http://www.nadirkitap.com/siyasi-tarih-louis-dallot-kitap2470890.html
*

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder